🌳
B1 Orta
İş ve akademik temel kelime hazinesi
809 kelime
Oyunlar
kelime (809)
absolutely adv
kesinlikle, tamamen
academic adj
akademik
access n, v
erişim, erişmek
konaklama, barınma
account n
hesap, rapor
başarı
act n
hareket, eylem
ad n
ilan
addition n
ekleme, ilave
admire v
hayran kalmak
admit v
kabul etmek, itiraf etmek
advanced adj
gelişmiş
advise v
tavsiye etmek
afford v
karşılayabilmek, alabilecek durumda olmak
age v
yaşlanmak, yaş almak
aged adj
yaşlı, yaşlanmış
agent n
ajan, temsilci
anlaşma, mutabakat
ahead adv
ileride, önde
aim v, n
amaç, hedef, niyet etmek
alarm n
alarm, uyarı
album n
albüm
alcohol n
alkol
alcoholic adj
alkolik
alternative adj
alternatif
amazed adj
şaşırmış, hayret içinde
ambition n
hırs, tutku
ambitious adj
hırslı, azimli
analyse v
analiz etmek
analysis n
analiz
announce v
duyurmak, ilan etmek
duyuru, ilan
annoy v
rahatsız etmek
annoyed adj
rahatsız, canı sıkılmış
annoying adj
rahatsız edici
apart adv
ayrı, uzakta
özür dilemek
başvuru, uygulama
randevu
takdir etmek, değerini bilmek
approximately adv
yaklaşık olarak
arrest v, n
tutuklamak, gözaltına almak, tutuklama
arrival n
varış
ödev, atama
assist v
yardım etmek
atmosfer
attach v
bağlamak, eklemek
attitude n
tutum, tavır
attract v
çekmek, cezbetmek
çekim, cazibe
otorite, yetki
average v
ortalama, sıradan
award v
ödüllendirmek
aware adj
farkında
backwards adv
geri, geriye doğru
bake v
pişirmek
balance n, v
denge, dengelemek
ban v, n
yasaklamak, yasak
nehir kenarı
base n, v
temel, taban, dayanak; oluşturmak, dayandırmak
basic adj
temel
basis n
temel, esas
battery n
pil
battle n
savaş, çatışma
beauty n
güzellik
bee n
arı
belief n
inanç
bell n
çan
bend v, n
bükmek, eğilmek, kıvrım
benefit v
yarar sağlamak, fayda sağlamak
better n
daha iyi
bite v, n
ısırmak, ısırık
block n, v
blok, engel olmak
board v
tahta, pano, yönetim kurulu
bomb n, v
bomba, bombalamak
border n
sınır
bother v
rahatsız etmek, canını sıkmak
branch n
dal, şube
brand n, v
marka, damga; markalamak
brave adj
cesur
breath n
nefes
breathe v
nefes almak
nefes alma
bride n
gelin
bubble n
baloncuk
bury v
gömmek, defnetmek
by adv
tarafından, ile
calm adj, v, n
sakin, durgun, yatıştırmak, sakinlik
campaign n, v
kampanya, sefer
campus n
kampüs
aday
cap n
şapka, kapak
captain n
kaptan
careless adj
dikkatsiz
category n
kategori
ceiling n
tavan
kutlama
central adj
merkez, ana
centre v
merkez
ceremony n
tören
chain n
zincir
zorluk, meydan okuma
champion n
şampiyon
channel n
kanal
chapter n
bölüm
charge n, v
ücret, şarj etmek
cheap adv
ucuz
cheat v, n
aldatmak, hile
cheerful adj
neşeli, sevinçli
chemical adj, n
kimyasal, kimyasal madde
chest n
göğüs, sandık
çocukluk
claim v, n
iddia etmek, talep etmek, iddia
clause n
cümle, hüküm
clear v
açık, net, belirgin
click v, n
tıklamak, tıklama
client n
müşteri
climb n
tırmanış, yükseliş
close² adv
yakın, hemen hemen
cloth n
bez, kumaş
clue n
ipucu
coach v
koçluk yapmak, eğitmek
coal n
kömür
coin n
madeni para
koleksiyon, toplama
coloured adj
renkli
combine v
birleştirmek
comment v
yorum yapmak
commercial adj, n
ticari, ticaret
commit v
taahhüt etmek, işlemek
iletişim
karşılaştırma
rakip
competitive adj
rekabetçi
şikayet
complex adj
karmaşık
yoğunlaşmak, konsantre olmak
conclude v
sonuçlandırmak, bitirmek
sonuç
confident adj
kendine güvenen
confirm v
onaylamak, doğrulamak
confuse v
kafasını karıştırmak, şaşırtmak
confused adj
kafası karışık
bağlantı
sonuç
consist v
oluşmak, meydana gelmek
consume v
tüketmek, harcamak
consumer n
tüketici
contact n, v
ile iletişim, temas etmek
konteyner
content n
içerik, memnuniyet
continuous adj
sürekli
contrast n, v
karşıtlık, zıtlık, karşılaştırmak
convenient adj
uygun, elverişli
convince v
ikna etmek
cool v
serin, havalı
costume n
kostüm
cottage n
küçük ev, dağ evi
cotton n
pamuk
count n
sayım, sayı
kırsal alan, taşra
court n
mahkeme, avlu
cover n
kapak, örtü
covered adj
kaplı, örtülü
cream adj
krem, krema gibi
criminal adj
suçlu, suçla ilgili
cruel adj
zalim
cultural adj
kültürel
currency n
para birimi
current adj
güncel, mevcut
currently adv
şu anda
curtain n
perde
custom n
gelenek, adet
cut n
kesim, kesinti
daily adv
günlük
damage n, v
zarar, hasar vermek
deal n
anlaşma, pazarlık
decade n
on yıl
decorate v
süslemek, dekore etmek
deep adv
derin
define v
tanımlamak
definite adj
kesin, belirli
tanım
deliver v
ulaştırmak, teslim etmek
hareket, kalkış
despite prep
rağmen
varış yeri, hedef
belirlemek, saptamak
determined adj
kararlı, azimli
gelişme, gelişim
diagram n
şematik gösterim, diyagram
diamond n
elmas
zorluk
direct v, adv
doğrudan, yönlendirmek
directly adv
doğrudan
dirt n
toprak, kir
dezavantaj
disappointed adj
hayal kırıklığına uğramış
disappointing adj
hayal kırıklığına uğratan
discount n
indirim
dislike v, n
hoşlanmamak, nefret
divide v
bölmek
belgesel
donate v
bağışlamak
double adv
iki kat, iki kere
doubt n, v
şüphe
dressed adj
giyinmiş
drop n
düşüş, damla
drum n
davul
drunk adj
sarhoş
due adj
vadesi dolmuş, beklenen, gerekli
dust n
toz
duty n
görev, sorumluluk
deprem
eastern adj
doğuya ait, doğuda bulunan
economic adj
ekonomik
economy n
ekonomi
edge n
kenar, uç
editor n
editör
educate v
eğitmek
educated adj
eğitimli
educational adj
eğitimle ilgili
effective adj
etkili
effectively adv
etkili bir şekilde
effort n
çaba, gayret
election n
seçim
element n
öğe, unsur
embarrassed adj
mahcup, utanç verici
embarrassing adj
utandırıcı
acil durum
emotion n
duygu
istihdam, çalışma
empty v
boşaltmak
teşvik etmek, cesaretlendirmek
enemy n
düşman
engaged adj
nişanlı, meşgul
mühendislik
eğlendirmek
eğlence
entrance n
giriş
entry n
giriş, kayıt
environmental adj
çevresel
episode n
bölüm
equal adj, v
eşit, eşit olmak
equally adv
eşit şekilde, eşit olarak
escape v, n
kaçmak, kurtulma
essential adj
gerekli, zorunlu
eventually adv
nihayet, sonunda
examine v
incelemek
except conj
hariç, dışında
exchange n, v
değişim, takas etmek
heyecan
sergi, gösterim
expand v
genişletmek, yaymak
expected adj
beklenen
sefer, keşif, yolculuk
deneyimlemek, tecrübe etmek
experienced adj
deneyimli
deney yapmak, deneysel olarak incelemek
explode v
patlamak, infilak etmek
explore v
keşfetmek
patlama
export n, v
ihracat, ihraç etmek
extra n, adv
ekstra, fazladan
face v
yüzleşmek, karşılaşmak
fairly adv
oldukça, epeyce
familiar adj
tanıdık, aşina
fancy v, adj
şatafatlı, süslü, hayal etmek, istemek
far adj
uzak
fascinating adj
büyüleyici
fashionable adj
moda olan, şık
fasten v
bağlamak, sıkılaştırmak
favour n
iyilik, destek
fear v
korkmak
feature v
özellik göstermek, nitelik taşımak
fence n
çit
fighting n
savaşma, dövüşme
file n
dosya
financial adj
mali
fire v
ateşlemek, işten çıkarmak
fitness n
form, sağlık, zindelik
fixed adj
sabit, değişmez
flag n
bayrak, işaret
flood n, v
sel, taşkın, su baskını; su basmak, taşmak
flour n
un
flow v, n
akmak, akış
fold v
katlamak, kıvrılmak
folk n, adj
halk, halk müziği
takip eden, izleyen
force n, v
güç, zorlamak
forever adv
sonsuz, ebediyen
frame n, v
çerçeve, çerçevelemek
freeze v
donmak, dondurmak
frequently adv
sık sık
arkadaşlık
frighten v
korkutmak
frightened adj
korkmuş
frightening adj
korkutucu
frozen adj
donmuş
fry v
kızartmak
fuel n
yakıt
function n
işlev, fonksiyon
fur n
kürk
further adv
daha, daha ileri
garage n
garaj
gather v
toplamak, bir araya getirmek
generally adv
genellikle
nesil
generous adj
cömert
gentle adj
nazik, nazik davranan
nazik adam, centilmen
ghost n
hayalet
giant adj, n
dev, kocaman
glad adj
mutlu
global adj
küresel
glove n
eldiven
go n
gitme, hareket
goods n
mallar, eşyalar
grade n
not, derece
graduate n, v
mezun, mezun olmak
grain n
tane, tahıl
grateful adj
minnettar
growth n
büyüme
guard n, v
koruma, bekçi; korumak, göz kulak olmak
guilty adj
suçlu
hand v
elle vermek, uzatmak
hang v
asmak, sarkıtmak
mutluluk
hardly adv
neredeyse hiç
hate n
nefret
head v
başlamak, yönlendirmek, yönetmek
headline n
başlık
heating n
ısıtma
heavily adv
ağırca, yoğun bir şekilde
helikopter
highlight v, n
vurgulamak, en önemli kısım
highly adv
son derece, oldukça
hire v
tutmak, işe almak
historic adj
tarihi
historical adj
tarihi
honest adj
dürüst
horrible adj
korkunç, berbat
horror n
korku
host n
ev sahibi, misafir eden
hunt v
avlamak, av peşinde koşmak
kasırga
hurry n, v
acele, acele etmek
identity n
kimlik
ignore v
görmezden gelmek, dikkate almamak
illegal adj
yasa dışı
imaginary adj
hayali
immediate adj
acil, hemen, doğrudan
göçmen
impact n, v
etki, çarpma; etkilemek
import n, v
ithalat, ithal etmek
önem
izlenim, etki
impressive adj
etkileyici
gelişme, iyileşme
incredibly adv
inanılmaz bir şekilde
indeed adv
gerçekten, aslında
indicate v
göstermek, belirtmek
indirect adj
dolaylı
indoor adj
kapalı, iç mekan
indoors adv
içeride
influence n, v
etki, etkilemek
malzeme, içerik
injure v
yaralamak, incitmek
injured adj
yaralı
innocent adj
masum
zeka, anlayış
intend v
niyet etmek, tasarlamak
niyet
invest v
yatırım yapmak
soruşturmak, araştırmak
involved adj
dahil, karışık
iron n, v
demir, demirle kaplamak
issue n
sorun, mesele
IT n
bilgi teknolojisi
journal n
dergi, günlük
judge n, v
yargıç, yargılamak
keen adj
hevesli, istekli, keskin
key v
anahtar, kilit
keyboard n
klavye
kick v, n
tekmelemek, tekme
killing n
öldürme, cinayet
kind (caring) adj
nazik, düşünceli
kiss v, n
öpücük, öpmek
knock n
kapı çalma, vurma
label n, v
etiket, etiketlemek
laboratuvar
lack n, v
eksiklik, yoksunluk; eksik olmak, yoksun olmak
latest adj
en son, en yeni
lay v
yatmak, koymak
layer n
katman
lead n
kurşun, liderlik
leading adj
öncü, lider
leaf n
yaprak
leather n
deri
legal adj
hukuki
leisure n
boş zaman, eğlence
length n
uzunluk
level adj
düz, eşit, seviye
lie² (tell a lie) v, n
yalan söylemek, yalan
hoşlanmak
limit n, v
sınır, kısıtlamak
lip n
dudak
liquid n, adj
sıvı, sıvı halde
edebiyat
live² adj, adv
canlı, yaşayan
living adj, n
yaşayan, yaşam
local n
yerel
locate v
bulmak, yerini saptamak
located adj
bulunan, yer alan
location n
konum, yer
lonely adj
yalnız
loss n
kayıp
luxury n
lüks, gösteriş
mad adj
deli, çılgın
magic n, adj
büyü, sihirli
mainly adv
esas olarak, başlıca
mall n
alışveriş merkezi
yönetim
market v
pazar yapmak, ticaret yapmak
pazarlama
marriage n
evlilik
meanwhile adv
bu arada
measure v, n
ölçmek, ölçü
medium adj
orta, ara
mental adj
zihinsel
mention n
bahsetme, anma
mess n
dağınıklık, karmaşa
mild adj
hafif, yumuşak
maden, ocak
mix v, n
karıştırmak, karışım
mixture n
karışım
mood n
ruh hali, atmosfer
move n
hareket
mud n
çamur
murder n, v
cinayet, öldürmek
muscle n
kas
musical n
müzikal
mystery n
gizem
nail n
çivi, tırnak
narrative n, adj
anlatı, hikaye
nation n
ulus, millet
native adj, n
yerli, ana, yerli halk
naturally adv
doğal olarak
necessarily adv
zorunlu olarak
need modal v
gerekmek, ihtiyaç duymak
needle n
iğne
mahalle
neither adv
hiçbiri
net n
ağ, file
next n
sonraki
nor conj/adv
ne de, ne de
normal n
normal, olağan
northern adj
kuzey, kuzeyde bulunan
note v
not etmek, kaydetmek
now conj
şimdi
nuclear adj
nükleer
obvious adj
açık, bariz
obviously adv
açıkça, belli ki
occasion n
durum, vesile, fırsat
occur v
meydana gelmek, olmak
odd adj
garip, tuhaf
official adj
resmi
old-fashioned adj
eski moda, çağdışı
once conj
bir kez, bir defa
işlem, operasyon
organized adj
düzenli, organize
organizatör
original n
orijinal
originally adv
aslında, başlangıçta
ought modal v
gerekmek, -malı, -meli
ours pron
bizim
outdoor adj
açık hava
outdoors adv
dışarıda
pack n
paket, grup
package n
paket
painful adj
acı veren, acı veren
pale adj
solgun, soluk
pan n
tava
katılmak
particularly adv
özellikle
pass n
geçiş, izin, pas
passion n
tutku
path n
yol, patika
payment n
ödeme
peaceful adj
barışçıl, huzurlu
yüzde
perfectly adv
mükemmel bir şekilde
performans
personally adv
kişisel olarak
persuade v
ikna etmek
fotoğrafçı
fotoğrafçılık
pin n, v
iğne, çengellemek
pipe n
boru, tüp
place v
yerleştirmek, koymak
planning n
planlama
pleasant adj
hoş, keyifli
pleasure n
zevk, keyif
plenty pron
bolca, çok
plot n
konu, olay örgüsü
plus¹ prep
artı, ek olarak
poem n
şiir
poet n
şair
poetry n
şiir
point v
işaret etmek, göstermek
poison n, v
zehir, zehirlemek
poisonous adj
zehirli
policy n
politika
political adj
siyasi
siyasetçi
politics n
siyaset
port n
liman, bağlantı noktası
portrait n
portre
possibly adv
muhtemelen
pot n
çömlek, saksı
pour v
dökmek
poverty n
yoksulluk
powder n
toz, pudra
powerful adj
güçlü, etkili
practical adj
pratik
pray v
dua etmek
prayer n
dua
tahmin
prepared adj
hazır, hazırlanmış
sunum, tanıtım
press n, v
basmak, baskı, gazetecilik
pressure n
baskı, zorlanma
pretend v
numara yapmak, gibi davranmak
previous adj
önceki
previously adv
önceki olarak
priest n
papaz
primary adj
birincil, ana
prince n
prens
princess n
prenses
printing n
baskı
prisoner n
mahkum
private adj
özel
producer n
üretici, yapımcı
üretim
meslek
profit n
kar, kazanç
program v
programlamak
promote v
teşvik etmek, tanıtmak
proper adj
uygun, doğru, yerinde
properly adv
doğru bir şekilde, uygun bir şekilde
property n
mülk, özellik
protest n, v
protesto, karşı çıkmak
proud adj
gururlu
prove v
kanıtlamak, ispatlamak
pull n
çekme, çekiş
punish v
cezalandırmak
ceza
push n
itme, zorlamak
nitelik, yeterlilik
qualified adj
nitelikli, yeterli
qualify v
nitelendirmek, yeterlilik kazanmak
queue n, v
kuyruk, sıraya girmek
quit v
bırakmak, vazgeçmek
alıntı
quote v, n
alıntı yapmak, alıntı
ırk, etnik grup
racing n
yarış
range n
aralık, çeşitlilik
rare adj
nadir, az bulunan
rarely adv
nadiren
reaction n
tepki
reality n
gerçeklik
receipt n
fiş, makbuz
öneri
referans, kaynak
reflect v
yansıtmak, düşünmek
regularly adv
düzenli olarak
reject v
reddetmek
relate v
ilişkilendirmek, bağ kurmak
related adj
ilişkili
relation n
ilişki
relative adj, n
ilişkili, akraba
relaxed adj
rahat, gevşek
relaxing adj
rahatlatıcı
release v, n
serbest bırakmak, yayınlamak, salıverme
reliable adj
güvenilir
religion n
din
religious adj
dini
remain v
kalmak, sürdürmek
remind v
hatırlatmak
remote adj
uzak, uzak bir yerde bulunan
rent n, v
kira, kiralamak
repair n
onarım, tamir
repeat n
tekrar
repeated adj
tekrarlanan
temsil etmek, göstermek
request v
talep etmek, istemek
require v
gerektirmek, talep etmek
rezervasyon
resource n
kaynak
respect n, v
saygı, saygı göstermek
sorumluluk
responsible adj
sorumlu
result v
sonuç vermek
retire v
emekli olmak, çekilmek
retired adj
emekli
revise v
gözden geçirmek, revize etmek
ring² n
yüzük, halka
rise n
artış, yükseliş
risk n, v
risk, tehlike
robot n
robot
roll v, n
yuvarlanmak, döndürmek, rulo
romantic adj
romantik
rope n
ip
rough adj
kaba, pürüzlü, sert
row¹ n
sıra
royal adj
kraliyet, krallara ait
rugby n
rugby, bir takım sporu
rule v
kural koymak, yönetmek
safety n
güvenlik
sail n
yelken
sailor n
denizci
sample n
örnek
sand n
kum
scan v
tarama, göz atma
scientific adj
bilimsel
script n
senaryo, metin
heykel
secondary adj
ikincil
security n
güvenlik
seed n
tohum
sensible adj
mantıklı, akla yatkın
separate v
ayırmak, ayrı tutmak
seriously adv
ciddi şekilde
servant n
hizmetçi
koymak, yerleştirmek
grup, takım
setting n
ayar, ortam
sex n
cinsellik, cinsiyet
sexual adj
cinsel
shake n
sarsıntı, çalkalama
share n
paylaşım
sharp adj
keskin, zeki, belirgin
shelf n
raf
shell n
kabuk, dış yüzey
shift n
değişim, kaydırma
shine v
parlamak, ışıldamak
shiny adj
parlak, ışıltılı
shoot v
ateş etmek, fotoğraf çekmek, fırlatmak
shy adj
utangaç, çekingen
sight n
görme, görüş, manzara
signal n, v
işaret, sinyal, haber vermek
silent adj
sessiz, sakin
silly adj
saçma, aptalca
benzerlik
similarly adv
benzer şekilde
simply adv
sadece, basitçe
since adv
beri, -den beri
sink v
batmak, çökmek
slice n, v
dilim, dilimlemek
slightly adv
hafifçe, az miktarda
slow v
yavaşlamak
smart adj
akıllı, zeki, şık
smooth adj
düz, pürüzsüz
software n
yazılım
soil n
toprak
solid adj, n
katı, sağlam
sort v
sıralamak, türünü ayırmak
southern adj
güneyde olan, güney ile ilgili
specifically adv
özellikle
spending n
harcama, gider
spicy adj
baharatlı, acı
spirit n
ruh, can, ruh hali
spoken adj
konuşulan
spot n
nokta, yer, alan
spread v
yaymak, yayılmak
spring v
fışkırmak, sıçramak
stadium n
stadyum
staff n
personel, kadro
standard n, adj
standart
state adj, v
durum, eyalet; belirtmek, ifade etmek
istatistik
statue n
heykel
itmek, yapıştırmak
tahta parçası
still adj
hala, yine
store v
depolamak, saklamak
stranger n
yabancı, tanımadık kişi
strength n
güç, kuvvet
string n
ip, dizi
strongly adv
güçlü bir şekilde
studio n
stüdyo
stuff n
eşya, malzeme
madde, öz
successfully adv
başarıyla
sudden adj
ani, beklenmedik
suffer v
acı çekmek, ıstırap çekmek
suit v
uygun olmak, yakışmak
suitable adj
uygun
özetlemek
summary n
özet
supply n, v
tedarik, sağlamak
destekçi
surely adv
kesinlikle
surface n
yüzey
survive v
hayatta kalmak
swim n
yüzme
switch v
değiştirmek, anahtarı çevirmek
symptom n
belirti
tail n
kuyruk
talent n
yetenek
talented adj
yetenekli
tape n
şerit, bant
tax n, v
vergi, vergilendirmek
technical adj
teknik
teknik
tend v
eğilim göstermek, bakım yapmak
tent n
çadır
that adv
o, şu, bu
theirs pron
onların
theme n
tema
theory n
teori
therefore adv
bu nedenle
this adv
bu
though conj, adv
rağmen, fakat
throat n
boğaz
throughout prep/adv
boyunca, her tarafında
tight adj
sıkı
till conj/prep
kadar, -e kadar
tin n
teneke, kalay
tiny adj
küçük, minik
tip v
ipuç vermek, tavsiye etmek
toe n
ayak parmağı
tongue n
dil
total adj, n
toplam, bütünüyle
totally adv
tamamen
touch n
dokunma
tour v
tur yapmak, gezmek
trade n, v
ticaret, takas, ticaret yapmak
çevirmek
çeviri
taşımak
treat v
davranmak, muamele etmek, ısmarlamak
tedavi, muamele
trend n
eğilim
trick n, v
hile, kandırmak
truth n
gerçek, doğruluk
tube n
tüp
type v
tür, tip
typically adv
tipik olarak
tyre n
lastik
ugly adj
çirkin
unable adj
yapamayan
uncomfortable adj
rahatsız edici
iç çamaşırı
unemployed adj
işsiz
işsizlik
unfair adj
haksız, adaletsiz
union n
birlik, sendika
unless conj
olmadıkça
unlike prep
benzer olmayan, -den farklı
unlikely adj
olması beklenmeyen
unnecessary adj
gereksiz
unpleasant adj
hoş olmayan, rahatsız edici
update v, n
güncellemek, güncelleme
upon prep
üzerine, -ın üzerine
upset adj, v
üzgün, rahatsız etmek
used¹ adj
kullanılmış, eski
used² adj
kullanılmış, ikinci el
valuable adj
değerli
value n
değer
various adj
çeşitli
version n
versiyon
victim n
kurban
view v
görmek, izlemek
viewer n
izleyici
violent adj
şiddetli, sert
volunteer n, v
gönüllü, gönüllü olarak çalışmak
vote n, v
oy, oy vermek
warm v
ısıtmak, ısınmak
warn v
uyarmak
warning n
uyarı
waste n, v, adj
atık, israf, israf etmek, gereksiz, boşa harcanmış
water v
su
wave v
dalgalanmak, el sallamak
weapon n
silah
weigh v
ağırlığını ölçmek, tartmak
western adj
batı ile ilgili, batıda bulunan
whatever det/pron
her ne, ne olursa olsun
whenever conj
ne zaman, her ne zaman
whether conj
olup olmadığını, -ip -mediğini
while n
iken, esnasında
whole n
bütün
will n
istek, niyet
win n
zafer, kazanma
wing n
kanat
within prep
içinde, içinde, dahilinde
wonder v, n
merak etmek, hayret
wool n
yün
worldwide adj, adv
dünya çapında
worry n
kaygı, endişe
worse adv
daha kötü
worst adv
en kötü
worth adj
değerli
written adj
yazılı
wrong adv
yanlış
yard n
bahçe, avlu
young n
genç
youth n
gençlik