🔥
B2 Orta Üstü
Karmaşık konular ve soyut kavramlar
1422 kelime
Oyunlar
kelime (1422)
abandon v
terk etmek, bırakmak
absolute adj
kesin, mutlak
academic n
akademik, akademisyen
acceptable adj
kabul edilebilir
eşlik etmek, refakat etmek
account v
hesaplamak, dikkate almak
accurate adj
doğru, kesin
accuse v
suçlamak
kabul etmek, tanımak
acquire v
edinmek, kazanmak
actual adj
gerçek, asıl
adapt v
uyum sağlamak, adapte olmak
additional adj
ek, ilave
address v
ele almak, hitap etmek
yönetim, idare
adopt v
benimsemek, evlat edinmek
advance n, v, adj
ilerleme, avans, gelişme, ilerlemek, geliştirmek, öncelikli
affair n
ilişki, mesele, olay
afterwards adv
sonrasında
agency n
ajans, acente, yetki
agenda n
gündem
aggressive adj
saldırgan, saldırganca
aid n, v
yardım, yardım etmek
aircraft n
hava aracı
alarm v
alarm vermek, uyarı yapmak
alter v
değiştirmek, değiştirmek
amount v
miktar, tutar
anger n
öfke
angle n
açı
yıldönümü
annual adj
yıllık
anxious adj
kaygılı, endişeli
apparent adj
açık, belirgin
apparently adv
görünüşe göre
appeal n, v
çekicilik, başvuru, cazibe; başvurmak, çekmek
approach n, v
yaklaşım, yaklaşmak
appropriate adj
uygun, yerinde
approval n
onay, tasdik
approve v
onaylamak, tasdik etmek
arise v
ortaya çıkmak, meydana gelmek
armed adj
silahlı
arms n
silahlar, kollar
artificial adj
yapay
artistic adj
sanatsal
ashamed adj
utanmış
aspect n
açı, yön, taraf
assess v
değerlendirmek, ölçmek
değerlendirme
ilişkilendirmek, bağdaştırmak
associated adj
ilişkili, bağlantılı
birlik, dernek, ilişki
assume v
varsaymak, üstlenmek
attempt n, v
girişim, denemek
back v
geri dönmek, arka tarafa gitmek
bacteria n
bakteri
bar v
engellemek, bar koymak
barrier n
engel
basically adv
esas olarak, temelde
battle v
savaşmak, mücadele etmek
üstesinden gelmek, katlanmak
beat n
vuruş, ritim
beg v
yalvarmak, istemek
being n
varlık
bent adj
eğik, bükülmüş
bet v, n
bahis yapmak, bahis
beyond prep, adv
ötesinde, öte, daha ileri
bill v
fatura, hesap
bitter adj
acı, buruk
blame v, n
suçlamak, suç
blind adj
kör, görme engelli
bond n
bağ, ilişki
border v
sınırlandırmak, kenarını belirlemek
breast n
göğüs
brief adj
kısa, öz
broad adj
geniş, kapsamlı
broadcast v, n
yayın yapmak, yayın
budget n
bütçe
bullet n
mermi, madde, işaret
bunch n
demet, grup
burn n
yanık
bush n
çalı
but prep
ama, fakat
cable n
kablo
hesaplamak
cancel v
iptal etmek, durdurmak
cancer n
kanser
capable adj
yetenekli, kabiliyetli
capacity n
kapasite
capture v, n
yakalamak, ele geçirmek, fotoğrafını çekmek, tutma, yakalama
cast n, v
döküm, rol verme, atış yapmak
catch n
yakalama
cell n
hücre
chain v
bağlamak, zincirlemek
chair v
başkanlık etmek, yönetmek
chairman n
başkan
zorluk çıkarmak, meydan okumak
characteristic n, adj
özellik, karakteristik
chart v
grafik oluşturmak, çizelgelemek
chief adj, n
baş, ana
durum, koşul
cite v
atıfta bulunmak, alıntı yapmak
citizen n
vatandaş
civil adj
sivil, medeni
classic adj, n
klasik
close¹ n
yakınlık, kapama
closely adv
yakından, sıkı bir şekilde
collapse v, n
çökmek, çöküş
birleşim, kombinasyon
comfort n, v
rahatlık, teselli etmek
command n, v
komut, emir
commission n, v
komisyon, görev vermek
taahhüt, bağlılık
komite
commonly adv
yaygın olarak
complex n
karmaşık, bileşik
complicated adj
karmaşık
bileşen
yoğunlaşma, konsantrasyon
concept n
kavram, konsept
concern n, v
endişe, kaygı; ilgilenmek, kaygı duymak
concerned adj
endişeli, kaygılı
conduct v, n
yönetmek, idare etmek; davranış
güven, kendine güven
conflict n, v
çatışma, anlaşmazlık; çatışmak, uyuşmamak
confusing adj
kafa karıştırıcı
conscious adj
bilinçli, farkında
conservative adj, n
muhafazakâr, muhafazakâr kişi
dikkate alma, düşünme, değerlendirme
consistent adj
tutarlı, sürekli
constant adj
sürekli, sabit
constantly adv
sürekli, daima
inşa etmek, oluşturmak
inşaat, yapı
contemporary adj
çağdaş
contest n, v
yarışma, çekişmek
contract n, v
sözleşme, sözleşme yapmak
katkıda bulunmak
katkı
convert v
dönüştürmek, çevirmek
convinced adj
ikna olmuş, kesin
core n, adj
çekirdek, esas
corporate adj
şirketle ilgili, kurumsal
council n
konsey, meclis
county n
ilçe
courage n
cesaret
crash n, v
çarpışma, çökme, düşme; çarpmak, düşmek, çöküş
creation n
yaratma, oluşturma
creature n
yaratık
credit v
kredi vermek, itibar etmek
crew n
ekip, mürettebat
crisis n
kriz
kriter
critic n
eleştirmen
critical adj
kritik, eleştirel
eleştiri
eleştirmek
crop n
ürün, mahsul
crucial adj
çok önemli
cry n
ağlama, feryat
cure v, n
şifa, tedavi etmek
current n
güncel, mevcut
curve n, v
kıvrım, eğri; kıvırmak, eğmek
curved adj
kavisli
date v
tarih belirlemek, randevulaşmak
debate n, v
tartışma, tartışmak
debt n
borç
decent adj
makul, yeterli, saygın
declare v
ilan etmek, beyan etmek
decline v, n
azalma, reddetmek
süsleme, dekorasyon
decrease v, n
azalmak, düşüş
deeply adv
derin bir şekilde
defeat v, n
yenmek, mağlup etme
defence n
savunma
defend v
savunmak
delay v, n
gecikme, ertelemek
deliberate adj
kasıtlı, düşünülerek yapılan
deliberately adv
kasten, bilerek
delight v, n
zevk, memnuniyet, keyif vermek
delighted adj
memnun, mutlu
delivery n
teslimat, dağıtım
demand n, v
talep, talep etmek
göstermek, kanıtlamak
deny v
inkar etmek, reddetmek
depressed adj
depresyonda, üzgün
depressing adj
üzücü, iç karartıcı
depth n
derinlik
desert v
terk etmek, bırakmak
deserve v
hak etmek
desire n, v
arzu, istek, istemek
desperate adj
çaresiz, umutsuz
detail v
ayrıntı vermek, detaylandırmak
detailed adj
ayrıntılı
detect v
belirlemek, tespit etmek
dig v
kazmak, araştırmak
disc n
disk, plaka
disiplin, ceza
discount v
indirim yapmak
dishonest adj
dürüst olmayan, sahtekar
dismiss v
reddetmek, işten çıkarmak
display v, n
göstermek, sergilemek; ekran, görüntü
dağıtmak
dağıtım, dağılım
district n
bölge, ilçe
divide n
bölüm, ayrım
division n
bölüm, ayırma
document v
belgelemek, kaydetmek
domestic adj
yerel, evcil, iç
dominate v
hakim olmak, egemen olmak
downwards adv
aşağıya, aşağı doğru
dozen n, det
onlu grup, bir düzine
draft n, v
taslak, taslak halinde yazmak
drag v
sürüklemek, çekmek
dramatic adj
dramatik
edit v
düzenlemek, değiştirmek
edition n
baskı, nüsha
efficient adj
verimli, etkili
elderly adj
yaşlı
elect v
seçmek, atamak
elsewhere adv
başka bir yerde
emerge v
ortaya çıkmak, belirmek
emotional adj
duygusal
emphasis n
vurgulama, önem
vurgulamak, önemini belirtmek
enable v
olanak tanımak, mümkün kılmak
encounter v, n
karşılaşmak, karşılaşma
engage v
katılmak, meşgul etmek, ilgisini çekmek
enhance v
artırmak, geliştirmek
enquiry n
soru, araştırma
ensure v
garanti etmek, sağlamak
heves, coşku
enthusiastic adj
hevesli, coşkulu
entire adj
tam, bütün
entirely adv
tamamen
equal n
eşit
kurmak, tesis etmek, belirlemek
estate n
mülk, mal varlığı
estimate v, n
tahmin etmek, tahmin
ethical adj
etik
evaluate v
değerlendirmek
even adj
eşit, dahi, bile
evil adj, n
kötü, şeytani; kötülük, şer
sınav, muayene
excuse n, v
mazeret, bahane; affetmek, bağışlamak
executive n, adj
yönetici, yürütme ile ilgili
varlık, varoluş
beklenti, umma
expense n
masraf, gider
keşif
expose v
açığa çıkarmak, maruz bırakmak
extend v
uzatmak, genişletmek
extent n
ölçü, derece, kapsam
external adj
dış, harici
extraordinary adj
olağanüstü
extreme n
aşırı, uç
facility n
tesis, olanak
failure n
başarısızlık
faith n
inanç
fault n
hata, kusur
favour v
iyilik, desteklemek
feather n
tüy
fee n
ücret, harç
feed n
besleme, yem
feedback n
geri bildirim
feel n
hissetmek, duygu
fellow adj
eş, arkadaş, dost
figure v
şekil vermek, tasvir etmek
file v
dosyalamak, kaydetmek
finance n, v
finans, mali işler; finans sağlamak, para yönetmek
finding n
bulgu, keşif
firm n
firma, şirket
fix n
tamir, düzeltme
flame n
alev, alevlenme
flash n, v
ani parıltı, flaş; parlamak, aniden ortaya çıkmak
flexible adj
esnek, uyumlu
float v
yüzmek, süzülmek, havada kalmak
fold n
katlama, kat
folding adj
katlanabilir, katlama
following prep
sonraki, takip eden
forgive v
affetmek
former adj
eski, önceki
fortune n
şans, talih, servet
forward adj
ileride, ileriye doğru
found v
bulmak, kurmak
free v
özgür, serbest
freedom n
özgürlük
sıklık
fuel v
yakıt sağlamak, beslemek
fully adv
tamamen, tamamen
function v
işlev görmek, işlevini yerine getirmek
fund n, v
fon, fonlamak
fundamental adj
temel
funding n
finansman, fonlama
furthermore adv
ayrıca, bunun yanı sıra
gain v, n
kazanmak, kazanç
gang n
çete, grup
generate v
üretmek, meydana getirmek
genre n
tür, cins
govern v
yönetmek
grab v
kapmak, yakalamak
grade v
derecelendirmek, not vermek
gradually adv
yavaş yavaş
grand adj
büyük, muhteşem
grant v, n
vermek, bağış, hibe
guarantee v, n
garanti etmek, garanti
handle v, n
tutmak, idare etmek, sap, kulp
harm n, v
zarar, zarar vermek
harmful adj
zararlı
hearing n
duyma, işitme
heaven n
cennet
heel n
topuk
hell n
cehennem
hesitate v
tereddüt etmek
high n
yükseklik, yüksek yer
hire n
işe alma, kiralama
hold n
tutma, kavrama
hollow adj
boş, içi boş
holy adj
kutsal
honour n, v
onur, saygı, şeref; onurlandırmak, saygı göstermek
host v
ağırlamak, ev sahipliği yapmak
house v
ev, konut
hane, hane halkı
housing n
konut, barınma
humorous adj
mizahi, komik
humour n
mizah
hunt n
av, avlanma
hunting n
avcılık
hurt n
yaralanma, acı
ideal n
ideal, mükemmel olan
örneklerle açıklamak, resimlemek
illüstrasyon, örnek
hayal gücü
impatient adj
sabırsız
imply v
ima etmek, kastetmek
impose v
zorlamak, dayatmak
impress v
etkilemek, iz bırakmak
impressed adj
etkilenmiş, hayran kalmış
inch n
inç
incident n
olay, hadise
income n
gelir
increasingly adv
giderek artan bir şekilde
industrial adj
sanayi, endüstriyel
inferm n
hastalık, rahatsızlık
inform v
bilgilendirmek, haber vermek
initial adj
ilk, başlangıç
initially adv
ilk olarak, başlangıçta
girişim, inisiyatif
inner adj
iç, içsel
insight n
içgörü
insist v
ısrar etmek
inspire v
ilham vermek
install v
kurmak, yüklemek
instance n
örnek, durum
enstitü, kurum
kurum, kuruluş
sigorta
intended adj
niyet edilen, amaçlanan
intense adj
yoğun, şiddetli
internal adj
içsel, dahili
yorumlamak, tercüme etmek
kesmek, yarıda bırakmak
soruşturma, araştırma
yatırım
issue v
yayınlamak, dağıtmak
joy n
sevinç, neşe
yargı, hüküm
junior adj
genç, alt kademe
justice n
adalet
justify v
haklı çıkarmak, gerekçelendirmek
labour n
iş, emek
manzara, peyzaj
largely adv
büyük ölçüde
latest n
en son, en yeni
launch v, n
başlatmak, fırlatma
liderlik
league n
lig, dernek, birlik
lean v
eğilmek, yaslanmak
leave n
izin, ayrılma
level v
düzleştirmek, eşitlemek
licence n
lisans
limited adj
sınırlı
line v
çizmek, çizgi çekmek
lively adj
canlı, hareketli
load n, v
yük, yüklemek
loan n
kredi
logical adj
mantıksal
long-term adj, adv
uzun vadeli
loose adj
gevşek, serbest
lord n
efendi, lord, soylu kişi
low n
düşük
lower v
azaltmak, düşürmek
lung n
akciğer
maintain v
sürdürmek, korumak
majority n
çoğunluk
make n
yapmak, oluşturmak
map v
haritalamak, planlamak
mass n, adj
kütle, topluluk, yoğun
massive adj
büyük, devasa
master n, v
usta, uzman, yüksek lisans, yönetmek, hakim olmak
matching adj
eşleşen, uyumlu
material adj
maddi, fiziksel
maximum adj, n
maksimum
means n
anlam, araç, yöntem
ölçüm
medium n
orta, ara, vasat
melt v
erimek, çözülmek
military adj, n
askeri, ordu
mineral n
mineral, maden
minimum adj, n
en az, asgari, en az miktar
minister n
bakan
minor adj
önemsiz, küçük
minority n
azınlık
mission n
görev, misyon
mistake v
hata yapmak
mixed adj
karışık, karışık halde
model v
örnek almak, modellemek
modify v
değiştirmek, modifiye etmek
monitor n, v
gözlemlemek, izlemek; monitör, denetleyici
moral adj, n
moral, ahlaki
motor n, adj
motor, hareket ettiren
mount v
dağa tırmanmak, monte etmek
multiple adj
birden fazla, çoklu
multiply v
çarpma, katlamak
mysterious adj
gizemli
narrow v
daraltmak, kısıtlamak
national n
milli
neat adj
düzenli, temiz, şık
negative n
olumsuz, negatif
nerve n
sinir, cesaret
nevertheless adv
yine de, buna rağmen
kabus
notion n
kavram, düşünce
numerous adj
çok sayıda
obey v
itaat etmek
object v
nesne, cisim, obje
objective n, adj
amaç, nesnel
zorunluluk, yükümlülük
gözlem
observe v
gözlemlemek, dikkat etmek
obtain v
edinmek, almak
occasionally adv
ara sıra, zaman zaman
offence n
suç, kabahat
offend v
rahatsız etmek, gücendirmek
offensive adj
saldırgan, rahatsız edici
official n
resmi
opening n
açılış, başlangıç
operate v
işletmek, çalıştırmak, ameliyat etmek
opponent n
rakip, karşıt
oppose v
karşı çıkmak, muhalefet etmek
opposed adj
karşı, muhalif
karşıtlık, muhalefet
organ n
organ
origin n
köken, kaynak
otherwise adv
aksi takdirde, yoksa
outcome n
sonuç
outer adj
dış, dıştaki
outline n, v
taslak, ana hat, özetlemek
overall adj, adv
genel, toplamda
owe v
borçlu olmak
pace n, v
hız, tempo; adım atmak, hızlandırmak
package v
paketlemek
panel n
panel, kurul, grup
parlamento
katılımcı
partly adv
kısmen
passage n
geçit, pasaj, bölüm
patient adj
sabırlı
pension n
emekli maaşı, emeklilik fonu
permanent adj
kalıcı
permit v, n
izin vermek, izin
bakış açısı
phase n
aşama, evre
olay, fenomen
felsefe
pick n
seçim, seçim yapma
picture v
resim yapmak, tasvir etmek
pile n, v
dizi, yığın, biriktirmek, yığmak
pitch n
açıklama, sunum, teklif
plain adj
düz, sade, yalın
plot v
kurgulamak, tasarlamak
plus' adj, n, conj
artı, ek, ayrıca
pointed adj
keskin, belirgin
popülerlik
pose v
poz vermek, duruş almak
position v
konumlandırmak, yerleştirmek
position n
konum, pozisyon
possess v
sahip olmak
potential adj, n
potansiyel
power v
güç, yetki, enerji
praise n, v
övgü, övmek
pregnant adj
hamile
hazırlık
presence n
varlık, mevcudiyet
preserve v
korumak, muhafaza etmek
price v
fiyatlandırmak
prime adj
birinci, en iyi, başlıca
ilke, prensip
print n
baskı, yazdırma
priority n
öncelik
privacy n
gizlilik
prosedür
process v
işlem yapmak, süreçten geçirmek
produce n
ürün, üretim
profesyonel
progress v
ilerlemek, gelişmek
project v
proje yapmak, tasarlamak
proof n
kanıt, delil
proposal n
öneri, teklif
propose v
önermek, teklif etmek
prospect n
olasılık, beklenti
koruma
psikolog
psikoloji
yayın, basım
pupil n
öğrenci, gözbebeği
purchase n, v
satın alma, satın almak
pure adj
saf, katıksız
range v
aralık, çeşitlilik, menzil
rank n, v
sıra, rütbe; sıralamak, derecelendirmek
rapid adj
hızlı
rapidly adv
hızla
rate v
değerlendirmek, oranlamak
raw adj
ham, işlenmemiş
reach n
ulaşım, erişim
realistic adj
gerçekçi
reasonable adj
makul, mantıklı
recall v
hatırlamak, geri çağırmak
recover v
iyileşmek, kurtarmak
azalma, indirme
regard v, n
saygı, dikkate almak
regional adj
bölgesel
register v, n
kayıt etmek, kayıt
regret v, n
pişmanlık, pişman olmak
düzenleme, yönetmelik
relatively adv
nispeten, görece
relevant adj
ilgili, alakalı
relief n
rahatlama, hafifleme
rely v
güvenmek, dayanmak
remark n, v
açıklama, yorum yapmak
representative n, adj
temsilci, temsil eden
itibar
gereksinim
rescue v, n
kurtarmak, kurtarma
reserve n, v
rezerv, ayırmak, saklamak
resident n, adj
sakin, ikamet eden
resist v
karşı koymak, direnmek
resolve v
çözmek, kararlaştırmak
resort n
tatil yeri, başvuru
retain v
korumak, tutmak
reveal v
açığa çıkarmak, ortaya koymak
devrim
reward n, v
ödül, ödüllendirmek
rhythm n
ritim
rid v
kurtulmak, başından atmak
root n
kök
round n
daire, yuvarlak
routine adj
gündelik, alışılmış
rub v
ovalamak, sürtmek
rubber n, adj
kauçuk, lastik
rural adj
kırsal
rush v, n
acele etmek, telaş, acele
sample v
örnek almak
uydu
satisfied adj
memnun, tatmin olmuş
satisfy v
tatmin etmek, karşılamak
saving n
tasarruf, birikim
scale n
ölçek, ölçeklendirme
schedule v
programlamak, planlamak
scheme n
plan, tasarı, şema
scream v, n
çığlık atmak, çığlık
screen v
göstermek, ekranlamak
sector n
sektör
secure v, adj
güvence altına almak, emniyetli
seek v
aramak, bulmaya çalışmak
select v
seçmek
seçim, seçim süreci
self n
öz, kendilik
senior adj
kıdemli, yaşça büyük
sense v
hissetmek, anlamak
sensitive adj
hassas, duyarlı
sentence v
cümle kurmak
sequence n
sıra, dizilim
session n
oturum
settle v
yerleşmek, halletmek, uzlaşmak
severe adj
şiddetli, sert
shade n
gölge
shadow n
gölge
shallow adj
sığ
shame n
utanç
shape v
şekil vermek, biçimlendirmek
shelter n, v
barınak, sığınmak
shift v
değiştirmek, kaydırmak
ship v
göndermek, taşımak
shock n, v
şok, sarsmak
shocked adj
şok olmuş, şaşırmış
shooting n
ateş etme, vurma
shot n
atış, fotoğraf, enjeksiyon
significant adj
önemli, kayda değer
significantly adv
önemli ölçüde
silence n
sessizlik
silk n
ipek
sincere adj
samimi, içten
slave n
köle
slide v, n
kaymak, kaydırmak
slight adj
hafif, az
slip v
kaymak, kaydırmak
slope n, v
eğim, eğim almak
solar adj
güneşle ilgili, güneşten kaynaklanan
somewhat adv
biraz, kısmen
soul n
ruh
specialist n, adj
uzman, uzmanlaşmış
species n
tür, cins
speed v
hızlandırmak
spiritual adj
ruhsal, manevi
split v, n
ayırmak, bölünme
sponsor v, n
sponsor, destekçi
spot v
görmek, fark etmek, belirlemek
spread n
yayılma, dağılım
stable adj
kararlı, istikrarlı
stage v
sahnelemek, aşama kaydetmek
stand n
durum, duruş
stare v
dikkatle bakmak, gözlerini dikmek
status n
durum, statü
steady adj
sabit, durgun
steel n
çelik
steep adj
dik, sarp, keskin
step v
adım atmak, basmak
sticky adj
yapışkan, zor çıkabilen
stiff adj
sert, katı, zor
stock n
stok, envanter
stream n
akış, dere, akıntı
stretch v, n
germe, uzatma, esnetmek
strict adj
katı, sert
strike v, n
vurmak, grev
yapılandırmak, düzenlemek
stuff v
doldurmak, malzeme sağlamak
subject adj
konu, nesne
submit v
göndermek, teslim etmek
sum n, v
toplam, toplamını almak
surgery n
cerrahlık
surround v
çevrelemek, sarmak
surrounding adj
çevreleyen, etrafındaki
survey v
anket yapmak, araştırmak
suspect v, n
şüphelenmek, şüpheli
swear v
yemin etmek, küfretmek
sweep v
süpürmek, silip süpürmek
switch n
anahtar, geçiş, değişim
sympathy n
sempati, acıma
tale n
masal, hikaye
tank n
tank
target v
hedeflemek
tear' v, n
yırtmak, gözyaşı
tear² n
yırtık, delik
term v
belirlemek, tanımlamak
therapy n
terapi
threat n
tehdit
threaten v
tehdit etmek
thus adv
bu nedenle, böylece
time v
zaman ayırmak, zaman geçirmek
title v
başlık koymak, adlandırmak
tone n
ton, ses tonu
tough adj
sert, dayanıklı, zor
track v
izlemek
transfer v, n
aktarma, transfer etmek
dönüştürmek, değiştirmek
geçiş
trial n
deneme, yargılama
trip v
takılmak, düşmek
tropical adj
tropikal
trouble v
sorun çıkarmak, zor durumda bırakmak
truly adv
gerçekten, hakikaten
trust n, v
güven
try n
deneme
tune n
melodi, ezgi
tunnel n
tünel
ultimately adv
nihayetinde, en sonunda
unconscious adj
bilinçsiz, farkında olmadan
unexpected adj
beklenmedik
unique adj
eşsiz
universe n
evren
unknown adj
bilinmeyen
upper adj
üst, yukarı
upwards adv
yukarıya, yukarı doğru
urban adj
kentsel
urge v
zorlamak, teşvik etmek
value v
değer
vary v
değişmek, farklılık göstermek
vast adj
çok büyük, engin
venue n
mekan, yer
very adj
çok, son derece
via prep
vasıtasıyla, aracılığıyla
victory n
zafer
violence n
şiddet
virtual adj
sanal
vision n
görüş, vizyon
visual adj
görsel
vital adj
hayati, çok önemli
vitamin n
vitamin
volume n
hacim, ses seviyesi
wage n
ücret, maaş
way adv
şekilde, tarzda
weakness n
zayıflık
wealth n
zenginlik
wealthy adj
zengin
whereas conj
oysa
wherever conj
nerede olursa olsun
whisper v, n
fısıldamak, fısıldama
whom pron
kimi
widely adv
yaygın bir şekilde
wildlife n
yaban hayatı
willing adj
istekli, gönüllü
wind² v
sarmak, dolanmak
wire n
tel
wise adj
bilge, akıllı
witness n, v
tanık, tanıklık etmek
worse n
daha kötü
worst n
en kötü
worth n
değer, kıymet
wound n, v
yaralanma, yaralamak
wrap v
sarmak, örtmek
wrong n
hata, yanlışlık
yet conj
henüz, ama, fakat
zone n
bölge, alan
absorb v.
emmek, soğurmak, kapmak
abstract adj.
soyut
accent n.
şive, vurgu
accidentally adv.
kazara, istemeden
accommodate v.
uydurmak, yerleştirmek, karşılamak
accomplish v.
başarmak, tamamlamak
accountant n.
muhasebeci
accuracy n.
doğruluk, kesinlik
accurately adv.
doğru bir şekilde
acid n.
asit
activate v.
etkinleştirmek, harekete geçirmek
addiction n.
bağımlılık
additionally adv.
ek olarak, ayrıca
adequate adj.
yeterli
adequately adv.
yeterince, uygun bir şekilde
adjust v.
ayarlamak, düzeltmek
affordable adj.
uygun fiyatlı
agriculture n.
tarım
AIDS n.
Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu
alien n.
yabancı, uzaylı
alongside prep.
yanında, ile birlikte
altogether adv.
tamamen, tamamen, hepsi bir arada
ambulance n.
ambulans
amusing adj.
eğlenceli
analyst n.
analist
ancestor n.
ata, soy
animation n.
animasyon
annually adv.
yılda bir, yıllık olarak
anticipate v.
öngörmek, beklemek
anxiety n.
kaygı, endişe
apology n.
özür
applicant n.
başvuran, aday
appropriately adv.
uygun bir şekilde
arrow n.
ok
artwork n.
sanat eseri
aside adv.
bir kenara, yanına
asset n.
varlık
assign v.
atamak, tayin etmek
assistance n.
yardım
assumption n.
varsayım
assure v.
garanti etmek, temin etmek
astonishing adj.
şaşırtıcı
attachment n.
ek, ilişki, bağlılık
auction n.
müzayede
audio adj.
sesle ilgili, ses kaydı
automatic adj.
otomatik
automatically adv.
otomatik olarak
awareness n.
farkındalık
awkward adj.
garip, tuhaf, beceriksiz
badge n.
rozet, nişan
balanced adj.
dengeli
ballet n.
bale, bale sanatı
balloon n.
balon
barely adv.
zar zor, güçlükle
bargain n.
pazarlık, anlaşma
basement n.
bodrum
basket n.
sepet
bat n.
yarasa, sopası
beneficial adj.
yararlı, faydalı
beside prep.
yanında, yanında
besides prep., adv.
yanında, ayrıca
bias n.
önyargı, tarafgirlik
bid n., v.
teklif, ihale, teklif vermek
biological adj.
biyolojik
blanket n.
battaniye, örtü
blow n.
darbe, üfleme, patlama
bold adj.
cesur, kalın
bombing n.
bombalama
booking n.
rezervasyon
boost v., n.
artırmak, desteklemek, güçlendirme
bound adj.
bağlı, zorunlu
brick n.
tuğla
briefly adv.
kısaca
broadcaster n.
yayıncı
broadly adv.
genel olarak, geniş bir şekilde
bug n.
hata, böcek
cabin n.
kulübe, kabin
canal n.
kanal
candle n.
mum
carbon n.
karbon
casual adj.
rahat, gündelik
cave n.
mağara
certainty n.
kesinlik
certificate n.
belge, sertifika
challenging adj.
zorlayıcı, meydan okuyan
championship n.
şampiyona
charming adj.
büyüleyici, çekici
chase v., n.
kovalamak, takip
cheek n.
yana, yanak
cheer v., n.
neşe, sevinç, tezahürat yapmak
choir n.
koro
chop v.
doğramak, kesmek
circuit n.
devre, çember
civilization n.
uygarlık
clarify v.
açıklamak, netleştirmek
classify v.
sınıflandırmak
clerk n.
katip, memur
cliff n.
uçurum
clinic n.
klinik
clip n.
klip, kesim
coincidence n.
rastlantı, tesadüf
collector n.
koleksiyoncu, toplayıcı
colony n.
koloni
colourful adj.
renkli
comic adj., n.
mizahi, komik; çizgi roman
commander n.
komutan
comparative adj.
karşılaştırmalı
completion n.
tamamlanma, bitirme
compose v.
oluşturmak, bestelemek
composer n.
besteci
compound n.
bileşik, karma
comprehensive adj.
kapsamlı
comprise v.
içermek, kapsamak
compulsory adj.
zorunlu
concrete adj., n.
somut, beton
confess v.
itiraf etmek
confusion n.
kafa karışıklığı
consequently adv.
sonuç olarak
conservation n.
koruma
considerable adj.
önemli, kayda değer
considerably adv.
önemli ölçüde
consistently adv.
tutarlı bir şekilde
conspiracy n.
komplo
consult v.
danışmak, başvurmak
consultant n.
danışman
consumption n.
tüketim
controversial adj.
tartışmalı
controversy n.
tartışma, ihtilaf
convenience n.
rahatlık, kolaylık
convention n.
gelenek, toplantı, anlaşma
conventional adj.
geleneksel, alışılmış
convey v.
iletmek, aktarmak
convincing adj.
inandırıcı, ikna edici
cope v.
üstesinden gelmek, başa çıkmak
corporation n.
şirket, kurum
corridor n.
koridor
tezgah, masa
coverage n.
kapsama, kapsam
crack v., n.
çatlamak, yarık, kırmak
craft n.
zanaat, el sanatı
creativity n.
yaratıcılık
critically adv.
eleştirel bir şekilde, kritik bir şekilde
cruise n., v.
seyahat, gezinti; seyahat etmek, gezmek
cue n.
ipuç, işaret
curious adj.
meraklı
curriculum n.
müfredat
cute adj.
sevimli
dairy n., adj.
süt ürünleri, sütle ilgili
dare v.
cesaret etmek, cüret etmek
darkness n.
karanlık
database n.
veritabanı
deadline n.
son tarih, son teslim tarihi
deadly adj.
ölümcül
dealer n.
satıcı, dağıtıcı
deck n.
güverte, kat
defender n.
savunucu
delete v.
silmek
democracy n.
demokrasi
democratic adj.
demokratik
gösterim, gösteri
depart v.
ayrılmak, gitmek
dependent adj.
bağımlı
deposit n.
depozito, yatırma
depression n.
depresyon
derive v.
türemek, elde etmek
desperately adv.
çaresizce
destruction n.
yıkım, tahribat
kararlılık, azim
devote v.
adamak, tahsis etmek
differ v.
farklı olmak, ayrılmak
disability n.
engellilik, sakatlık
disabled adj.
engelli, işlevselliği kısıtlanmış
disagreement n.
anlaşmazlık
disappoint v.
hayal kırıklığına uğratmak
hayal kırıklığı
discourage v.
cesaretini kırmak, caydırmak
disorder n.
bozukluk, düzensizlik
distant adj.
uzak, mesafeli
distinct adj.
belirgin, farklı
distinguish v.
ayırt etmek, ayırmak
distract v.
dikkatini dağıtmak
disturb v.
rahatsız etmek, bozmak
dive v., n.
dalmak, dalış
diverse adj.
çeşitli, farklı
diversity n.
çeşitlilik
divorce n., v.
boşanma, boşanmak
dominant adj.
baskın, egemen
donation n.
bağış
dot n.
nokta
downtown n., adj., adv.
şehir merkezi
dramatically adv.
dramatik bir şekilde
drought n.
kuraklık
dull adj.
sıkıcı, donuk, cansız
dump v.
atmak, dökmek
duration n.
süre
dynamic adj.
dinamik
economics n.
ekonomi
economist n.
ekonomist
editorial adj.
editoryal, yayınla ilgili
efficiently adv.
verimli bir şekilde
elbow n.
dirsek
electronics n.
elektronik
elegant adj.
zarif, şık
elementary adj.
temel, basit
eliminate v.
ortadan kaldırmak, elemek
embrace v.
kucaklamak, benimsemek
emission n.
salınım, yayım
emotionally adv.
duygusal olarak
empire n.
imparatorluk
enjoyable adj.
keyifli, zevkli
entertaining adj.
eğlenceli
entrepreneur n.
girişimci
envelope n.
zarf
equip v.
donatmak, teçhiz etmek
equivalent n., adj.
eşdeğer, karşılık
era n.
dönem, çağ
erupt v.
patlamak, ortaya çıkmak
essentially adv.
esas itibarıyla, temelde
ethic n.
etik
ethnic adj.
etnik
evaluation n.
değerlendirme
evident adj.
açık, belirgin
evolution n.
evrim
evolve v.
gelişmek, evrim geçirmek
exceed v.
aşmak, geçmek
exception n.
istisna
excessive adj.
aşırı
exclude v.
hariç tutmak, dışlamak
exhibit v., n.
sergilemek, sergi
exit n.
çıkış
exotic adj.
egzotik, alışılmadık, sıradışı
expansion n.
genişleme, yayılma
expertise n.
uzmanlık
exploit v.
sömürmek, faydalanmak
exposure n.
maruz kalma, açığa çıkarma
extension n.
uzatma, genişletme
extensive adj.
geniş, kapsamlı
extensively adv.
kapsamlı bir şekilde
extract n.
öz, özüt
fabric n.
dokuma, kumaş
fabulous adj.
harika, muhteşem
failed adj.
başarısız
fake adj.
sahte, taklit
fame n.
ün, şöhret
fantasy n.
hayal, kurgu
fare n.
fare
federal adj.
federal, merkezi
fever n.
ateş, yüksek ateş
firefighter n.
itfaiyeci
firework n.
havai fişek
firm adj.
sağlam, katı, kesin
firmly adj.
sıkı bir şekilde, sağlam bir şekilde
flavour n.
lezzet, tat
fond adj.
sevgili, düşkün
fool n.
aptal, salak
forbid v.
yasaklamak
forecast n., v.
tahmin, tahmin etmek
format n.
biçim, format
formation n.
oluşum, biçim, yapı
formerly adv.
eskiden, daha önce
fortunate adj.
şanslı, talihli
forum n.
forum
fossil n.
fosil
foundation n.
temel, kuruluş
founder n.
kurucu
fraction n.
kesir, bölüm
fragment n.
parça, bölüm
framework n.
çerçeve
fraud n.
dolandırıcılık
freely adv.
serbestçe, özgürce
frequent adj.
sık, sıkça olan
fulfil v.
yerine getirmek, tamamlamak
full-time adj./adv.
tam zamanlı
fundamentally adv.
temelde, esasen
furious adj.
öfkeli, kızgın
gaming n.
oyun oynama, oyun sektörü
gay adj.
eşcinsel, neşeli
gender n.
cinsiyet
gene n.
gen
genetic adj.
genetik
genius n.
deha
genuine adj.
gerçek, samimi
genuinely adv.
gerçekten, samimi bir şekilde
gesture n.
jest, hareket
gig n.
konser, iş, geçici iş
küreselleşme
globe n.
küre, dünya
golden adj.
altın, değerli, mükemmel
goodness n.
iyilik, güzellik
gorgeous adj.
göz alıcı, muhteşem
governor n.
vali, yönetici
graphic adj.
grafik, görsel
graphics n.
grafikler
greatly adv.
büyük ölçüde
greenhouse n.
sera
grocery n.
market, bakkal
guideline n.
kılavuz, rehber
habitat n.
yaşam alanı
harbour n.
liman, sığınak
headquarters n.
merkez, genel merkez
heal v.
iyileşmek, tedavi etmek
healthcare n.
sağlık hizmetleri
helmet n.
kask
hence adv.
bu nedenle, dolayısıyla
herb n.
bitki, ot
hidden adj.
gizli, saklı
highway n.
otoyol
hilarious adj.
gülünç, komik
hip n.
kalça, hip
historian n.
tarihçi
homeless adj.
evsiz
honesty n.
dürüstlük
hook n.
kanca, ilgi çekme
hopefully adv.
umarım
hunger n.
açlık
hypothesis n.
hipotez
icon n.
simge, ikon
ID n.
kimlik
identical adj.
aynı, benzer
illusion n.
illüzyon, yanılsama
immigration n.
göç, göçmenlik
immune adj.
bağışık, dirençli
implement v.
uygulamak, yerine getirmek
implication n.
çıkarım, ima
incentive n.
teşvik, motive edici unsur
incorporate v.
birleştirmek, dahil etmek
incorrect adj.
yanlış
independence n.
bağımsızlık
index n.
dizin, indeks
indication n.
gösterge, belirti
inevitable adj.
kaçınılmaz
inevitably adv.
kaçınılmaz bir şekilde
infer v.
çıkarım yapmak, sonuç çıkarmak
inflation n.
enflasyon
info n.
bilgi
altyapı
inhabitant n.
sakin, yerleşik
inherit v.
miras almak, devralmak
ink n.
mürekkep
innovation n.
yenilik, inovasyon
innovative adj.
yenilikçi
input n.
girdi, giriş
insert v.
eklemek, yerleştirmek
inspector n.
müfettiş
installation n.
kurulum, tesis
instant adj.
anlık, hemen olan
instantly adv.
anında, hemen
integrate v.
bütünleştirmek, entegre etmek
intellectual adj.
entelektüel
interact v.
etkileşimde bulunmak
interaction n.
etkileşim
yorum, açıklama
interval n.
aralık, dönem
invade v.
istila etmek, saldırmak
invasion n.
işgal, saldırı
investor n.
yatırımcı
isolate v.
yalnız bırakmak, izole etmek
isolated adj.
yalnız, izole
jail n., v.
hapishane, hapse; hapse atmak
jet n.
jet
joint adj., n.
ortak, eklem
journalism n.
gazetecilik
jury n.
jüri
kit n.
kit, takım
ladder n.
merdiven
landing n.
iniş
lane n.
şerit, yol
lately adv.
son zamanlarda
leaflet n.
broşür, el ilanı
legend n.
efsane, efsanevi kişi
lens n.
mercek, gözlük camı
lifetime n.
ömür, yaşam süresi
lighting n.
aydınlatma
likewise adv.
aynı şekilde, benzer şekilde
limitation n.
sınırlama
literally adv.
tam anlamıyla, harfi harfine
literary adj.
edebi
litre n.
litre
litter n.
çöp, atık, yavru
logo n.
sembol, amblem
lottery n.
piyango
loyal adj.
sadık, bağlı
lyric n.
şarkı sözü
magnificent adj.
muhteşem, harika
make-up n.
makyaj, oluşturma, telafi
making n.
yapma, oluşturma
manufacture v.
üretmek, imal etmek
üretim
marathon n.
maraton
margin n.
kenar, marj
marker n.
işaretleyici, kalem
martial adj.
savaşla ilgili, dövüş sanatlarıyla ilgili
mate n., v.
arkadaş, eş, eşleşmek
mayor n.
belediye başkanı
mechanic n.
tamirci, mekanik
mechanical adj.
mekanik, makine ile ilgili
mechanism n.
mekanizma
medal n.
madalya
medication n.
ilaç, tedavi
membership n.
üyelik
memorable adj.
unutulmaz
metaphor n.
mecaz
miner n.
madenci
miserable adj.
sefil, perişan
mode n.
mod, tarz, biçim
modest adj.
mütevazı, alçakgönüllü
monster n.
canavar
monthly adj.
aylık
monument n.
anıt
moreover adv.
üstelik, dahası
mortgage n.
ipotek
mosque n.
camii
motion n.
hareket, devinim
motivate n.
motivation, teşvik
motivating adj.
motive edici, teşvik edici
myth n.
mit, efsane
naked adj.
çıplak, açık
nasty adj.
kötü, iğrenç, nahoş
navigation n.
navigasyon
nearby adj., adv.
yakın, civarda
necessity n.
zorunluluk, gereklilik
negotiate v.
müzakere etmek, pazarlık yapmak
negotiation n.
müzakere
neutral adj.
tarafsız, nötr
newly adv.
yeni, yeni olarak
norm n.
norm, standart
notebook n.
defter
novelist n.
romancı
nowadays adv.
günümüzde
nursing adj.
hemşirelik, bakım verme
nutrition n.
beslenme
obesity n.
obezite
observer n.
gözlemci
obstacle n.
engel
occupation n.
meslek, iş, işgal
occupy v.
işgal etmek, meşgul etmek
offender n.
suçlu, fail
ongoing adj.
devam eden
openly adv.
açıkça
opera n.
opera
operator n.
işletmeci, operatör
optimistic adj.
iyimser
orchestra n.
orkestra
organic adj.
organik
outfit n.
kıyafet, giysi
output n.
çıktı
outstanding adj.
olağanüstü, dikkat çekici
overcome v.
üstesinden gelmek, aşmak
overnight adv.
bir gecede, gece boyunca
overseas adv., adj.
deniz aşırı, yurt dışında
ownership n.
sahiplik
oxygen n.
oksijen
packet n.
paket
palm n.
avuç, palmiye
panic n.
panik
parade n.
geçit, tören
parallel adj., n.
paralel
katılım
partnership n.
ortaklık
part-time adj./adv.
yarı zamanlı
passionate adj.
tutkulu, hevesli
password n.
şifre
patience n.
sabır
pause v., n.
duraklatmak, ara vermek; duraklama
peer n.
eş, akran
penalty n.
ceza, yaptırım
perceive v.
algılamak, kavramak
perception n.
algı, kavrayış
permanently adv.
kalıcı olarak
pill n.
hap
pity n.
acıma, merhamet
placement n.
yerleştirme, konumlandırma
portion n.
parça, bölüm
potentially adv.
potansiyel olarak
precede v.
önce gelmek, önünde olmak
precious adj.
değerli, kıymetli
precise adj.
kesin, tam, net
precisely adv.
tam olarak, kesin olarak
predictable adj.
tahmin edilebilir
preference n.
tercih, öncelik
pride n.
gurur, onur
primarily adv.
öncelikle, başlıca
principal adj.
ana, baş
prior adj.
önceki, öncelikli
probability n.
olasılık
probable adj.
muhtemel
proceed v.
ilerlemek, devam etmek
programming n.
programlama
progressive adj.
ilerici, gelişen
prohibit v.
yasaklamak
promising adj.
umut verici
promotion n.
terfi, tanıtım
prompt v.
teşvik etmek, harekete geçirmek
proportion n.
oran, orantı
protein n.
protein
protester n.
protesto eden kişi
psychological adj.
psikolojik
publicity n.
tanıtım, kamuoyuna duyurma
publishing n.
yayıncılık
punk n.
asi, isyankar, punk kültürü
purely adv.
tamamen, yalnızca
pursuit n.
peşinde olma, takip etme
puzzle n.
bulmaca, muamma
anket
racial adj.
ırksal
racism n.
ırkçılık
racist adj., n.
ırkçı
radiation n.
ışınım
rail n.
ray
random adj.
rastgele
rat n.
sıçan
rating n.
değerlendirme, puanlama
reasonably adv.
makul bir şekilde
rebuild v.
yeniden inşa etmek
receiver n.
alıcı
recession n.
durgunluk, ekonomik duraklama
reckon v.
hesaplamak, tahmin etmek
recognition n.
tanıma, kabul etme
recovery n.
iyileşme, kurtarma
recruit v., n.
işe almak, yeni üye, asker almak
recruitment n.
işe alım
referee n.
hakem
refugee n.
mülteci
registration n.
kayıt, tescil
regulate v.
düzenlemek, kontrol etmek
reinforce v.
güçlendirmek, pekiştirmek
relieve v.
rahatlatmak, hafifletmek
relieved adj.
rahatlamış, içi rahatlamış
remarkable adj.
dikkate değer, olağanüstü
remarkably adv.
olağanüstü bir şekilde
reporting n.
raporlama
resign v.
istifa etmek, bırakmak
resolution n.
karar, çözüm, azim
restore v.
yeniden yapmak, onarmak
restrict v.
kısıtlamak
restriction n.
kısıtlama
retail n.
perakende
retirement n.
emeklilik
revenue n.
gelir
revision n.
gözden geçirme, revizyon
ridiculous adj.
saçma, gülünç
risky adj.
riskli
rival n., adj.
rakip
rob v.
soygun yapmak, çalmak
robbery n.
soygun
rocket n.
roket
romance n.
romantizm, aşk, romantik ilişki
rose n.
gül
roughly adv.
kabaca, yaklaşık olarak
ruin v., n.
yıkım, harabe, mahvetmek
satisfaction n.
memnuniyet
scandal n.
skandal
scare v., n.
korkutmak, korku
scenario n.
senaryo, durum
scholar n.
akademisyen, bilim insanı
scholarship n.
burs, öğrenim yardımı
scratch v., n.
tırnak, çizmek, kaşımak
screening n.
tarama, eleme
seeker n.
arama yapan, araştıran
seminar n.
seminer
settler n.
yerleşimci
severely adv.
şiddetle, ağır bir şekilde
sexy adj.
cazibeli, çekici
shaped adj.
şekil verilmiş, biçimlendirilmiş
shocking adj.
şok edici
shore n.
kıyı
shortage n.
kıtlık
shortly adv.
kısa bir süre içinde, yakında
short-term adj.
kısa vadeli
sibling n.
kardeş
signature n.
imza
significance n.
önem, anlam
skilled adj.
becerikli, yetenekli
skull n.
kafatası
slogan n.
slogan, motto
so-called adj.
sözde
somehow adv.
bir şekilde, bir biçimde
sometime adv.
bazen
sophisticated adj.
sofistike, karmaşık
spare adj.
yedek, fazladan
specialize v.
uzmanlaşmak
specify v.
belirlemek, açıkça belirtmek
spectacular adj.
göz alıcı, muhteşem
spectator n.
seyirci
speculate v.
tahmin etmek, spekülasyon yapmak
speculation n.
tahmin, spekülasyon
spice n.
baharat, çeşni
spill v.
dökmek, saçmak
spite n.
kin, nefret
spoil v.
bozmak, mahvetmek, şımartmak
spokesman n.
sözcü, temsilci
spokesperson n.
sözcü
spokeswoman n.
sözcü, kadın sözcü
sponsorship n.
sponsorluk
sporting adj.
sporla ilgili, sporcu
stall n.
ahır, tezgah, durak
stance n.
durum, tutum
starve v.
aç kalmak, açlıktan ölmek
steadily adv.
istikrarlı bir şekilde
steam n.
buhar
stimulate v.
uyarmak, teşvik etmek
strengthen v.
güçlendirmek
strictly adv.
kesinlikle, katı bir şekilde
stroke n.
darbe, inme, vuruş
stunning adj.
şahane, etkileyici
subsequent adj.
sonraki, takip eden
subsequently adv.
sonrasında, daha sonra
suburb n.
şehir dışı, banliyö
suffering n.
acı, ıstırap
sufficient adj.
yeterli
sufficiently adv.
yeterince
super adj.
harika, süper
surgeon n.
cerrah
survival n.
hayatta kalma
survivor n.
hayatta kalan
suspend v.
askıya almak, durdurmak
sustainable adj.
sürdürülebilir
swallow v.
yutmak, yutkunmak
sympathetic adj.
sempatik, anlayışlı
tackle v.
ele almak, mücadele etmek
tag n., v.
etiket, etiketlemek
tap v., n.
dokunmak, musluk, vurmak
technological adj.
teknolojik
teens n.
ergenlik dönemi, gençler
temple n.
tapınak, mabet
temporarily adv.
geçici olarak
tendency n.
eğilim
tension n.
gerilim, gerginlik
terminal n.
terminal, son durak
terms n.
şartlar, terimler
terribly adv.
korkunç bir şekilde, son derece
terrify v.
korkutmak
territory n.
bölge, alan
terror n.
terör
terrorism n.
terörizm
terrorist n.
terörist
testing n.
test etme, deneme
textbook n.
ders kitabı
theft n.
hırsızlık
therapist n.
terapist
thesis n.
tez, sav
thorough adj.
tam, eksiksiz, detaylı
thoroughly adv.
tamamen, eksiksiz bir şekilde
thumb n.
başparmak
timing n.
zamanlama
tissue n.
doku, peçete
ton n.
ton, ağırlık birimi
tonne n.
ton, metrik ton
tournament n.
turnuva
trace v.
izlemek, iz bırakmak
trading n.
ticaret
tragedy n.
trajedi
tragic adj.
trajik
trait n.
özellik
transmit v.
iletmek, aktarmak
taşımacılık
trap v., n.
tuzağa düşürmek, tuzak
treasure n.
hazine
tribe n.
kabile
trigger v.
tetiklemek, harekete geçirmek
trillion number
trilyon
troop n.
bir grup asker, topluluk
tsunami n.
tsunami
ultimate adj.
nihai, son, en yüksek
unacceptable adj.
kabul edilemez
uncertainty n.
belirsizlik
undergo v.
geçirmek, maruz kalmak
undertake v.
üstlenmek, üzerine almak
unfold v.
açmak, yaymak, gelişmek
unfortunate adj.
talihsiz
unite v.
birleştirmek, birleşmek
unity n.
birlik, bütünlük
universal adj.
evrensel
urgent adj.
acil
usage n.
kullanım
useless adj.
işe yaramaz
valid adj.
geçerli, mantıklı
variation n.
varyasyon, değişiklik
vertical adj.
dikey
viewpoint n.
bakış açısı
visa n.
vize
visible adj.
görünür, belirgin
voluntary adj.
gönüllü
voting n.
oy verme, seçim
wander v.
amaçsızca dolaşmak, gezinmek
warming n.
ısınma
weekly adj.
haftalık
weird adj.
garip, tuhaf
welfare n.
refah, sosyal yardım
wheat n.
buğday
whoever pron.
kim olursa olsun
widespread adj.
yaygın, geniş çapta
wisdom n.
bilgelik, hikmet
withdraw v.
geri çekmek, para çekmek
workforce n.
iş gücü
workplace n.
çalışma yeri
workshop n.
atölye, seminer
worm n.
solucan
wrist n.
bilek