🔥
B2

Orta Üstü

Karmaşık konular ve soyut kavramlar

1422 kelime

kelime (1422)

terk etmek, bırakmak
absolute adj
kesin, mutlak
akademik, akademisyen
kabul edilebilir
eşlik etmek, refakat etmek
hesaplamak, dikkate almak
accurate adj
doğru, kesin
accuse v
suçlamak
kabul etmek, tanımak
edinmek, kazanmak
actual adj
gerçek, asıl
adapt v
uyum sağlamak, adapte olmak
ek, ilave
ele almak, hitap etmek
yönetim, idare
adopt v
benimsemek, evlat edinmek
advance n, v, adj
ilerleme, avans, gelişme, ilerlemek, geliştirmek, öncelikli
affair n
ilişki, mesele, olay
sonrasında
agency n
ajans, acente, yetki
agenda n
gündem
saldırgan, saldırganca
aid n, v
yardım, yardım etmek
hava aracı
alarm v
alarm vermek, uyarı yapmak
alter v
değiştirmek, değiştirmek
amount v
miktar, tutar
anger n
öfke
angle n
açı
yıldönümü
annual adj
yıllık
anxious adj
kaygılı, endişeli
apparent adj
açık, belirgin
görünüşe göre
appeal n, v
çekicilik, başvuru, cazibe; başvurmak, çekmek
approach n, v
yaklaşım, yaklaşmak
uygun, yerinde
onay, tasdik
onaylamak, tasdik etmek
arise v
ortaya çıkmak, meydana gelmek
armed adj
silahlı
arms n
silahlar, kollar
yapay
artistic adj
sanatsal
ashamed adj
utanmış
aspect n
açı, yön, taraf
assess v
değerlendirmek, ölçmek
değerlendirme
ilişkilendirmek, bağdaştırmak
ilişkili, bağlantılı
birlik, dernek, ilişki
assume v
varsaymak, üstlenmek
attempt n, v
girişim, denemek
back v
geri dönmek, arka tarafa gitmek
bakteri
bar v
engellemek, bar koymak
engel
basically adv
esas olarak, temelde
battle v
savaşmak, mücadele etmek
üstesinden gelmek, katlanmak
beat n
vuruş, ritim
beg v
yalvarmak, istemek
being n
varlık
bent adj
eğik, bükülmüş
bet v, n
bahis yapmak, bahis
beyond prep, adv
ötesinde, öte, daha ileri
bill v
fatura, hesap
bitter adj
acı, buruk
blame v, n
suçlamak, suç
blind adj
kör, görme engelli
bond n
bağ, ilişki
border v
sınırlandırmak, kenarını belirlemek
breast n
göğüs
brief adj
kısa, öz
broad adj
geniş, kapsamlı
broadcast v, n
yayın yapmak, yayın
budget n
bütçe
bullet n
mermi, madde, işaret
bunch n
demet, grup
burn n
yanık
bush n
çalı
but prep
ama, fakat
cable n
kablo
hesaplamak
cancel v
iptal etmek, durdurmak
cancer n
kanser
capable adj
yetenekli, kabiliyetli
kapasite
capture v, n
yakalamak, ele geçirmek, fotoğrafını çekmek, tutma, yakalama
cast n, v
döküm, rol verme, atış yapmak
catch n
yakalama
cell n
hücre
chain v
bağlamak, zincirlemek
chair v
başkanlık etmek, yönetmek
başkan
zorluk çıkarmak, meydan okumak
özellik, karakteristik
chart v
grafik oluşturmak, çizelgelemek
chief adj, n
baş, ana
durum, koşul
cite v
atıfta bulunmak, alıntı yapmak
vatandaş
civil adj
sivil, medeni
classic adj, n
klasik
yakınlık, kapama
closely adv
yakından, sıkı bir şekilde
collapse v, n
çökmek, çöküş
birleşim, kombinasyon
comfort n, v
rahatlık, teselli etmek
command n, v
komut, emir
commission n, v
komisyon, görev vermek
taahhüt, bağlılık
komite
commonly adv
yaygın olarak
karmaşık, bileşik
karmaşık
bileşen
yoğunlaşma, konsantrasyon
kavram, konsept
concern n, v
endişe, kaygı; ilgilenmek, kaygı duymak
concerned adj
endişeli, kaygılı
conduct v, n
yönetmek, idare etmek; davranış
güven, kendine güven
conflict n, v
çatışma, anlaşmazlık; çatışmak, uyuşmamak
confusing adj
kafa karıştırıcı
conscious adj
bilinçli, farkında
conservative adj, n
muhafazakâr, muhafazakâr kişi
dikkate alma, düşünme, değerlendirme
tutarlı, sürekli
constant adj
sürekli, sabit
sürekli, daima
inşa etmek, oluşturmak
inşaat, yapı
çağdaş
contest n, v
yarışma, çekişmek
contract n, v
sözleşme, sözleşme yapmak
katkıda bulunmak
katkı
dönüştürmek, çevirmek
convinced adj
ikna olmuş, kesin
core n, adj
çekirdek, esas
corporate adj
şirketle ilgili, kurumsal
konsey, meclis
county n
ilçe
cesaret
crash n, v
çarpışma, çökme, düşme; çarpmak, düşmek, çöküş
yaratma, oluşturma
yaratık
credit v
kredi vermek, itibar etmek
crew n
ekip, mürettebat
crisis n
kriz
kriter
critic n
eleştirmen
critical adj
kritik, eleştirel
eleştiri
eleştirmek
crop n
ürün, mahsul
crucial adj
çok önemli
cry n
ağlama, feryat
cure v, n
şifa, tedavi etmek
güncel, mevcut
curve n, v
kıvrım, eğri; kıvırmak, eğmek
curved adj
kavisli
date v
tarih belirlemek, randevulaşmak
debate n, v
tartışma, tartışmak
debt n
borç
decent adj
makul, yeterli, saygın
ilan etmek, beyan etmek
decline v, n
azalma, reddetmek
süsleme, dekorasyon
decrease v, n
azalmak, düşüş
deeply adv
derin bir şekilde
defeat v, n
yenmek, mağlup etme
savunma
defend v
savunmak
delay v, n
gecikme, ertelemek
kasıtlı, düşünülerek yapılan
kasten, bilerek
delight v, n
zevk, memnuniyet, keyif vermek
delighted adj
memnun, mutlu
teslimat, dağıtım
demand n, v
talep, talep etmek
göstermek, kanıtlamak
deny v
inkar etmek, reddetmek
depressed adj
depresyonda, üzgün
üzücü, iç karartıcı
depth n
derinlik
desert v
terk etmek, bırakmak
hak etmek
desire n, v
arzu, istek, istemek
desperate adj
çaresiz, umutsuz
detail v
ayrıntı vermek, detaylandırmak
detailed adj
ayrıntılı
detect v
belirlemek, tespit etmek
dig v
kazmak, araştırmak
disc n
disk, plaka
disiplin, ceza
indirim yapmak
dishonest adj
dürüst olmayan, sahtekar
reddetmek, işten çıkarmak
display v, n
göstermek, sergilemek; ekran, görüntü
dağıtmak
dağıtım, dağılım
bölge, ilçe
divide n
bölüm, ayrım
bölüm, ayırma
belgelemek, kaydetmek
domestic adj
yerel, evcil, iç
hakim olmak, egemen olmak
downwards adv
aşağıya, aşağı doğru
dozen n, det
onlu grup, bir düzine
draft n, v
taslak, taslak halinde yazmak
drag v
sürüklemek, çekmek
dramatic adj
dramatik
edit v
düzenlemek, değiştirmek
baskı, nüsha
efficient adj
verimli, etkili
elderly adj
yaşlı
elect v
seçmek, atamak
elsewhere adv
başka bir yerde
emerge v
ortaya çıkmak, belirmek
emotional adj
duygusal
vurgulama, önem
vurgulamak, önemini belirtmek
enable v
olanak tanımak, mümkün kılmak
encounter v, n
karşılaşmak, karşılaşma
engage v
katılmak, meşgul etmek, ilgisini çekmek
artırmak, geliştirmek
soru, araştırma
ensure v
garanti etmek, sağlamak
heves, coşku
hevesli, coşkulu
entire adj
tam, bütün
entirely adv
tamamen
equal n
eşit
kurmak, tesis etmek, belirlemek
estate n
mülk, mal varlığı
estimate v, n
tahmin etmek, tahmin
ethical adj
etik
değerlendirmek
even adj
eşit, dahi, bile
evil adj, n
kötü, şeytani; kötülük, şer
sınav, muayene
excuse n, v
mazeret, bahane; affetmek, bağışlamak
executive n, adj
yönetici, yürütme ile ilgili
varlık, varoluş
beklenti, umma
masraf, gider
keşif
expose v
açığa çıkarmak, maruz bırakmak
extend v
uzatmak, genişletmek
extent n
ölçü, derece, kapsam
external adj
dış, harici
olağanüstü
aşırı, uç
tesis, olanak
başarısızlık
faith n
inanç
fault n
hata, kusur
favour v
iyilik, desteklemek
tüy
fee n
ücret, harç
feed n
besleme, yem
geri bildirim
feel n
hissetmek, duygu
fellow adj
eş, arkadaş, dost
figure v
şekil vermek, tasvir etmek
file v
dosyalamak, kaydetmek
finance n, v
finans, mali işler; finans sağlamak, para yönetmek
bulgu, keşif
firm n
firma, şirket
fix n
tamir, düzeltme
flame n
alev, alevlenme
flash n, v
ani parıltı, flaş; parlamak, aniden ortaya çıkmak
flexible adj
esnek, uyumlu
float v
yüzmek, süzülmek, havada kalmak
fold n
katlama, kat
folding adj
katlanabilir, katlama
following prep
sonraki, takip eden
affetmek
former adj
eski, önceki
şans, talih, servet
forward adj
ileride, ileriye doğru
found v
bulmak, kurmak
free v
özgür, serbest
özgürlük
sıklık
fuel v
yakıt sağlamak, beslemek
fully adv
tamamen, tamamen
işlev görmek, işlevini yerine getirmek
fund n, v
fon, fonlamak
temel
finansman, fonlama
ayrıca, bunun yanı sıra
gain v, n
kazanmak, kazanç
gang n
çete, grup
üretmek, meydana getirmek
genre n
tür, cins
govern v
yönetmek
grab v
kapmak, yakalamak
grade v
derecelendirmek, not vermek
gradually adv
yavaş yavaş
grand adj
büyük, muhteşem
grant v, n
vermek, bağış, hibe
guarantee v, n
garanti etmek, garanti
handle v, n
tutmak, idare etmek, sap, kulp
harm n, v
zarar, zarar vermek
harmful adj
zararlı
duyma, işitme
heaven n
cennet
heel n
topuk
hell n
cehennem
tereddüt etmek
high n
yükseklik, yüksek yer
hire n
işe alma, kiralama
hold n
tutma, kavrama
hollow adj
boş, içi boş
holy adj
kutsal
honour n, v
onur, saygı, şeref; onurlandırmak, saygı göstermek
host v
ağırlamak, ev sahipliği yapmak
house v
ev, konut
hane, hane halkı
konut, barınma
humorous adj
mizahi, komik
humour n
mizah
hunt n
av, avlanma
avcılık
hurt n
yaralanma, acı
ideal n
ideal, mükemmel olan
örneklerle açıklamak, resimlemek
illüstrasyon, örnek
hayal gücü
impatient adj
sabırsız
imply v
ima etmek, kastetmek
impose v
zorlamak, dayatmak
etkilemek, iz bırakmak
impressed adj
etkilenmiş, hayran kalmış
inch n
inç
olay, hadise
income n
gelir
giderek artan bir şekilde
sanayi, endüstriyel
inferm n
hastalık, rahatsızlık
inform v
bilgilendirmek, haber vermek
initial adj
ilk, başlangıç
initially adv
ilk olarak, başlangıçta
girişim, inisiyatif
inner adj
iç, içsel
içgörü
insist v
ısrar etmek
ilham vermek
kurmak, yüklemek
örnek, durum
enstitü, kurum
kurum, kuruluş
sigorta
intended adj
niyet edilen, amaçlanan
intense adj
yoğun, şiddetli
internal adj
içsel, dahili
yorumlamak, tercüme etmek
kesmek, yarıda bırakmak
soruşturma, araştırma
yatırım
issue v
yayınlamak, dağıtmak
joy n
sevinç, neşe
yargı, hüküm
junior adj
genç, alt kademe
adalet
haklı çıkarmak, gerekçelendirmek
labour n
iş, emek
manzara, peyzaj
largely adv
büyük ölçüde
latest n
en son, en yeni
launch v, n
başlatmak, fırlatma
liderlik
league n
lig, dernek, birlik
lean v
eğilmek, yaslanmak
leave n
izin, ayrılma
level v
düzleştirmek, eşitlemek
lisans
limited adj
sınırlı
line v
çizmek, çizgi çekmek
lively adj
canlı, hareketli
load n, v
yük, yüklemek
loan n
kredi
logical adj
mantıksal
long-term adj, adv
uzun vadeli
loose adj
gevşek, serbest
lord n
efendi, lord, soylu kişi
low n
düşük
lower v
azaltmak, düşürmek
lung n
akciğer
sürdürmek, korumak
çoğunluk
make n
yapmak, oluşturmak
map v
haritalamak, planlamak
mass n, adj
kütle, topluluk, yoğun
massive adj
büyük, devasa
master n, v
usta, uzman, yüksek lisans, yönetmek, hakim olmak
matching adj
eşleşen, uyumlu
material adj
maddi, fiziksel
maximum adj, n
maksimum
means n
anlam, araç, yöntem
ölçüm
medium n
orta, ara, vasat
melt v
erimek, çözülmek
military adj, n
askeri, ordu
mineral, maden
minimum adj, n
en az, asgari, en az miktar
bakan
minor adj
önemsiz, küçük
azınlık
görev, misyon
hata yapmak
mixed adj
karışık, karışık halde
model v
örnek almak, modellemek
modify v
değiştirmek, modifiye etmek
monitor n, v
gözlemlemek, izlemek; monitör, denetleyici
moral adj, n
moral, ahlaki
motor n, adj
motor, hareket ettiren
mount v
dağa tırmanmak, monte etmek
multiple adj
birden fazla, çoklu
çarpma, katlamak
gizemli
narrow v
daraltmak, kısıtlamak
milli
neat adj
düzenli, temiz, şık
olumsuz, negatif
nerve n
sinir, cesaret
yine de, buna rağmen
kabus
notion n
kavram, düşünce
numerous adj
çok sayıda
obey v
itaat etmek
object v
nesne, cisim, obje
objective n, adj
amaç, nesnel
zorunluluk, yükümlülük
gözlem
gözlemlemek, dikkat etmek
obtain v
edinmek, almak
ara sıra, zaman zaman
suç, kabahat
offend v
rahatsız etmek, gücendirmek
offensive adj
saldırgan, rahatsız edici
resmi
açılış, başlangıç
işletmek, çalıştırmak, ameliyat etmek
rakip, karşıt
oppose v
karşı çıkmak, muhalefet etmek
opposed adj
karşı, muhalif
karşıtlık, muhalefet
organ n
organ
origin n
köken, kaynak
otherwise adv
aksi takdirde, yoksa
sonuç
outer adj
dış, dıştaki
outline n, v
taslak, ana hat, özetlemek
overall adj, adv
genel, toplamda
owe v
borçlu olmak
pace n, v
hız, tempo; adım atmak, hızlandırmak
paketlemek
panel n
panel, kurul, grup
parlamento
katılımcı
partly adv
kısmen
geçit, pasaj, bölüm
patient adj
sabırlı
emekli maaşı, emeklilik fonu
permanent adj
kalıcı
permit v, n
izin vermek, izin
bakış açısı
phase n
aşama, evre
olay, fenomen
felsefe
pick n
seçim, seçim yapma
resim yapmak, tasvir etmek
pile n, v
dizi, yığın, biriktirmek, yığmak
pitch n
açıklama, sunum, teklif
plain adj
düz, sade, yalın
plot v
kurgulamak, tasarlamak
plus' adj, n, conj
artı, ek, ayrıca
pointed adj
keskin, belirgin
popülerlik
pose v
poz vermek, duruş almak
konumlandırmak, yerleştirmek
konum, pozisyon
sahip olmak
potential adj, n
potansiyel
power v
güç, yetki, enerji
praise n, v
övgü, övmek
pregnant adj
hamile
hazırlık
varlık, mevcudiyet
korumak, muhafaza etmek
price v
fiyatlandırmak
prime adj
birinci, en iyi, başlıca
ilke, prensip
print n
baskı, yazdırma
öncelik
gizlilik
prosedür
işlem yapmak, süreçten geçirmek
ürün, üretim
profesyonel
ilerlemek, gelişmek
proje yapmak, tasarlamak
proof n
kanıt, delil
öneri, teklif
önermek, teklif etmek
olasılık, beklenti
koruma
psikolog
psikoloji
yayın, basım
pupil n
öğrenci, gözbebeği
purchase n, v
satın alma, satın almak
pure adj
saf, katıksız
range v
aralık, çeşitlilik, menzil
rank n, v
sıra, rütbe; sıralamak, derecelendirmek
rapid adj
hızlı
rapidly adv
hızla
rate v
değerlendirmek, oranlamak
raw adj
ham, işlenmemiş
reach n
ulaşım, erişim
realistic adj
gerçekçi
makul, mantıklı
recall v
hatırlamak, geri çağırmak
iyileşmek, kurtarmak
azalma, indirme
regard v, n
saygı, dikkate almak
regional adj
bölgesel
register v, n
kayıt etmek, kayıt
regret v, n
pişmanlık, pişman olmak
düzenleme, yönetmelik
nispeten, görece
relevant adj
ilgili, alakalı
relief n
rahatlama, hafifleme
rely v
güvenmek, dayanmak
remark n, v
açıklama, yorum yapmak
temsilci, temsil eden
itibar
gereksinim
rescue v, n
kurtarmak, kurtarma
reserve n, v
rezerv, ayırmak, saklamak
resident n, adj
sakin, ikamet eden
resist v
karşı koymak, direnmek
çözmek, kararlaştırmak
resort n
tatil yeri, başvuru
retain v
korumak, tutmak
reveal v
açığa çıkarmak, ortaya koymak
devrim
reward n, v
ödül, ödüllendirmek
rhythm n
ritim
rid v
kurtulmak, başından atmak
root n
kök
round n
daire, yuvarlak
routine adj
gündelik, alışılmış
rub v
ovalamak, sürtmek
rubber n, adj
kauçuk, lastik
rural adj
kırsal
rush v, n
acele etmek, telaş, acele
sample v
örnek almak
uydu
satisfied adj
memnun, tatmin olmuş
tatmin etmek, karşılamak
saving n
tasarruf, birikim
scale n
ölçek, ölçeklendirme
programlamak, planlamak
scheme n
plan, tasarı, şema
scream v, n
çığlık atmak, çığlık
screen v
göstermek, ekranlamak
sector n
sektör
secure v, adj
güvence altına almak, emniyetli
seek v
aramak, bulmaya çalışmak
select v
seçmek
seçim, seçim süreci
self n
öz, kendilik
senior adj
kıdemli, yaşça büyük
sense v
hissetmek, anlamak
sensitive adj
hassas, duyarlı
cümle kurmak
sıra, dizilim
oturum
settle v
yerleşmek, halletmek, uzlaşmak
severe adj
şiddetli, sert
shade n
gölge
shadow n
gölge
shallow adj
sığ
shame n
utanç
shape v
şekil vermek, biçimlendirmek
shelter n, v
barınak, sığınmak
shift v
değiştirmek, kaydırmak
ship v
göndermek, taşımak
shock n, v
şok, sarsmak
shocked adj
şok olmuş, şaşırmış
ateş etme, vurma
shot n
atış, fotoğraf, enjeksiyon
önemli, kayda değer
önemli ölçüde
sessizlik
silk n
ipek
sincere adj
samimi, içten
slave n
köle
slide v, n
kaymak, kaydırmak
slight adj
hafif, az
slip v
kaymak, kaydırmak
slope n, v
eğim, eğim almak
solar adj
güneşle ilgili, güneşten kaynaklanan
somewhat adv
biraz, kısmen
soul n
ruh
specialist n, adj
uzman, uzmanlaşmış
tür, cins
speed v
hızlandırmak
spiritual adj
ruhsal, manevi
split v, n
ayırmak, bölünme
sponsor v, n
sponsor, destekçi
spot v
görmek, fark etmek, belirlemek
spread n
yayılma, dağılım
stable adj
kararlı, istikrarlı
stage v
sahnelemek, aşama kaydetmek
stand n
durum, duruş
stare v
dikkatle bakmak, gözlerini dikmek
status n
durum, statü
steady adj
sabit, durgun
steel n
çelik
steep adj
dik, sarp, keskin
step v
adım atmak, basmak
sticky adj
yapışkan, zor çıkabilen
stiff adj
sert, katı, zor
stock n
stok, envanter
stream n
akış, dere, akıntı
stretch v, n
germe, uzatma, esnetmek
strict adj
katı, sert
strike v, n
vurmak, grev
yapılandırmak, düzenlemek
stuff v
doldurmak, malzeme sağlamak
subject adj
konu, nesne
submit v
göndermek, teslim etmek
sum n, v
toplam, toplamını almak
cerrahlık
çevrelemek, sarmak
çevreleyen, etrafındaki
survey v
anket yapmak, araştırmak
suspect v, n
şüphelenmek, şüpheli
swear v
yemin etmek, küfretmek
sweep v
süpürmek, silip süpürmek
switch n
anahtar, geçiş, değişim
sempati, acıma
tale n
masal, hikaye
tank n
tank
target v
hedeflemek
tear' v, n
yırtmak, gözyaşı
tear² n
yırtık, delik
term v
belirlemek, tanımlamak
terapi
threat n
tehdit
tehdit etmek
thus adv
bu nedenle, böylece
time v
zaman ayırmak, zaman geçirmek
title v
başlık koymak, adlandırmak
tone n
ton, ses tonu
tough adj
sert, dayanıklı, zor
track v
izlemek
transfer v, n
aktarma, transfer etmek
dönüştürmek, değiştirmek
geçiş
trial n
deneme, yargılama
trip v
takılmak, düşmek
tropical adj
tropikal
sorun çıkarmak, zor durumda bırakmak
truly adv
gerçekten, hakikaten
trust n, v
güven
try n
deneme
tune n
melodi, ezgi
tunnel n
tünel
nihayetinde, en sonunda
bilinçsiz, farkında olmadan
beklenmedik
unique adj
eşsiz
evren
unknown adj
bilinmeyen
upper adj
üst, yukarı
upwards adv
yukarıya, yukarı doğru
urban adj
kentsel
urge v
zorlamak, teşvik etmek
value v
değer
vary v
değişmek, farklılık göstermek
vast adj
çok büyük, engin
venue n
mekan, yer
very adj
çok, son derece
via prep
vasıtasıyla, aracılığıyla
zafer
şiddet
virtual adj
sanal
vision n
görüş, vizyon
visual adj
görsel
vital adj
hayati, çok önemli
vitamin
volume n
hacim, ses seviyesi
wage n
ücret, maaş
way adv
şekilde, tarzda
zayıflık
wealth n
zenginlik
wealthy adj
zengin
whereas conj
oysa
wherever conj
nerede olursa olsun
whisper v, n
fısıldamak, fısıldama
whom pron
kimi
widely adv
yaygın bir şekilde
yaban hayatı
willing adj
istekli, gönüllü
wind² v
sarmak, dolanmak
wire n
tel
wise adj
bilge, akıllı
witness n, v
tanık, tanıklık etmek
worse n
daha kötü
worst n
en kötü
worth n
değer, kıymet
wound n, v
yaralanma, yaralamak
wrap v
sarmak, örtmek
wrong n
hata, yanlışlık
yet conj
henüz, ama, fakat
zone n
bölge, alan
absorb v.
emmek, soğurmak, kapmak
abstract adj.
soyut
accent n.
şive, vurgu
kazara, istemeden
uydurmak, yerleştirmek, karşılamak
başarmak, tamamlamak
muhasebeci
doğruluk, kesinlik
accurately adv.
doğru bir şekilde
acid n.
asit
etkinleştirmek, harekete geçirmek
bağımlılık
ek olarak, ayrıca
adequate adj.
yeterli
adequately adv.
yeterince, uygun bir şekilde
adjust v.
ayarlamak, düzeltmek
affordable adj.
uygun fiyatlı
tarım
AIDS n.
Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu
alien n.
yabancı, uzaylı
alongside prep.
yanında, ile birlikte
altogether adv.
tamamen, tamamen, hepsi bir arada
ambulans
amusing adj.
eğlenceli
analyst n.
analist
ata, soy
animasyon
annually adv.
yılda bir, yıllık olarak
öngörmek, beklemek
anxiety n.
kaygı, endişe
apology n.
özür
başvuran, aday
uygun bir şekilde
arrow n.
ok
artwork n.
sanat eseri
aside adv.
bir kenara, yanına
asset n.
varlık
assign v.
atamak, tayin etmek
yardım
varsayım
assure v.
garanti etmek, temin etmek
şaşırtıcı
ek, ilişki, bağlılık
auction n.
müzayede
audio adj.
sesle ilgili, ses kaydı
automatic adj.
otomatik
otomatik olarak
farkındalık
awkward adj.
garip, tuhaf, beceriksiz
badge n.
rozet, nişan
balanced adj.
dengeli
ballet n.
bale, bale sanatı
balloon n.
balon
barely adv.
zar zor, güçlükle
bargain n.
pazarlık, anlaşma
bodrum
basket n.
sepet
bat n.
yarasa, sopası
beneficial adj.
yararlı, faydalı
beside prep.
yanında, yanında
besides prep., adv.
yanında, ayrıca
bias n.
önyargı, tarafgirlik
bid n., v.
teklif, ihale, teklif vermek
biological adj.
biyolojik
blanket n.
battaniye, örtü
blow n.
darbe, üfleme, patlama
bold adj.
cesur, kalın
bombing n.
bombalama
booking n.
rezervasyon
boost v., n.
artırmak, desteklemek, güçlendirme
bound adj.
bağlı, zorunlu
brick n.
tuğla
briefly adv.
kısaca
yayıncı
broadly adv.
genel olarak, geniş bir şekilde
bug n.
hata, böcek
cabin n.
kulübe, kabin
canal n.
kanal
candle n.
mum
carbon n.
karbon
casual adj.
rahat, gündelik
cave n.
mağara
kesinlik
belge, sertifika
zorlayıcı, meydan okuyan
şampiyona
charming adj.
büyüleyici, çekici
chase v., n.
kovalamak, takip
cheek n.
yana, yanak
cheer v., n.
neşe, sevinç, tezahürat yapmak
choir n.
koro
chop v.
doğramak, kesmek
circuit n.
devre, çember
uygarlık
clarify v.
açıklamak, netleştirmek
sınıflandırmak
clerk n.
katip, memur
cliff n.
uçurum
clinic n.
klinik
clip n.
klip, kesim
rastlantı, tesadüf
koleksiyoncu, toplayıcı
colony n.
koloni
colourful adj.
renkli
comic adj., n.
mizahi, komik; çizgi roman
komutan
karşılaştırmalı
tamamlanma, bitirme
compose v.
oluşturmak, bestelemek
besteci
bileşik, karma
kapsamlı
içermek, kapsamak
compulsory adj.
zorunlu
concrete adj., n.
somut, beton
confess v.
itiraf etmek
kafa karışıklığı
sonuç olarak
koruma
önemli, kayda değer
önemli ölçüde
tutarlı bir şekilde
komplo
consult v.
danışmak, başvurmak
danışman
tüketim
tartışmalı
tartışma, ihtilaf
rahatlık, kolaylık
gelenek, toplantı, anlaşma
geleneksel, alışılmış
convey v.
iletmek, aktarmak
convincing adj.
inandırıcı, ikna edici
cope v.
üstesinden gelmek, başa çıkmak
şirket, kurum
koridor
tezgah, masa
kapsama, kapsam
crack v., n.
çatlamak, yarık, kırmak
craft n.
zanaat, el sanatı
yaratıcılık
critically adv.
eleştirel bir şekilde, kritik bir şekilde
cruise n., v.
seyahat, gezinti; seyahat etmek, gezmek
cue n.
ipuç, işaret
curious adj.
meraklı
müfredat
cute adj.
sevimli
dairy n., adj.
süt ürünleri, sütle ilgili
dare v.
cesaret etmek, cüret etmek
karanlık
veritabanı
son tarih, son teslim tarihi
deadly adj.
ölümcül
dealer n.
satıcı, dağıtıcı
deck n.
güverte, kat
savunucu
delete v.
silmek
demokrasi
democratic adj.
demokratik
gösterim, gösteri
depart v.
ayrılmak, gitmek
dependent adj.
bağımlı
deposit n.
depozito, yatırma
depresyon
derive v.
türemek, elde etmek
çaresizce
yıkım, tahribat
kararlılık, azim
devote v.
adamak, tahsis etmek
differ v.
farklı olmak, ayrılmak
engellilik, sakatlık
disabled adj.
engelli, işlevselliği kısıtlanmış
anlaşmazlık
hayal kırıklığına uğratmak
hayal kırıklığı
cesaretini kırmak, caydırmak
bozukluk, düzensizlik
distant adj.
uzak, mesafeli
distinct adj.
belirgin, farklı
ayırt etmek, ayırmak
dikkatini dağıtmak
disturb v.
rahatsız etmek, bozmak
dive v., n.
dalmak, dalış
diverse adj.
çeşitli, farklı
çeşitlilik
divorce n., v.
boşanma, boşanmak
dominant adj.
baskın, egemen
bağış
dot n.
nokta
downtown n., adj., adv.
şehir merkezi
dramatik bir şekilde
drought n.
kuraklık
dull adj.
sıkıcı, donuk, cansız
dump v.
atmak, dökmek
süre
dynamic adj.
dinamik
ekonomi
ekonomist
editorial adj.
editoryal, yayınla ilgili
verimli bir şekilde
elbow n.
dirsek
elektronik
elegant adj.
zarif, şık
elementary adj.
temel, basit
ortadan kaldırmak, elemek
embrace v.
kucaklamak, benimsemek
salınım, yayım
duygusal olarak
empire n.
imparatorluk
enjoyable adj.
keyifli, zevkli
eğlenceli
girişimci
zarf
equip v.
donatmak, teçhiz etmek
equivalent n., adj.
eşdeğer, karşılık
era n.
dönem, çağ
erupt v.
patlamak, ortaya çıkmak
esas itibarıyla, temelde
ethic n.
etik
ethnic adj.
etnik
değerlendirme
evident adj.
açık, belirgin
evrim
evolve v.
gelişmek, evrim geçirmek
exceed v.
aşmak, geçmek
istisna
excessive adj.
aşırı
exclude v.
hariç tutmak, dışlamak
exhibit v., n.
sergilemek, sergi
exit n.
çıkış
exotic adj.
egzotik, alışılmadık, sıradışı
genişleme, yayılma
uzmanlık
exploit v.
sömürmek, faydalanmak
maruz kalma, açığa çıkarma
uzatma, genişletme
extensive adj.
geniş, kapsamlı
kapsamlı bir şekilde
extract n.
öz, özüt
fabric n.
dokuma, kumaş
fabulous adj.
harika, muhteşem
failed adj.
başarısız
fake adj.
sahte, taklit
fame n.
ün, şöhret
fantasy n.
hayal, kurgu
fare n.
fare
federal adj.
federal, merkezi
fever n.
ateş, yüksek ateş
itfaiyeci
havai fişek
firm adj.
sağlam, katı, kesin
firmly adj.
sıkı bir şekilde, sağlam bir şekilde
flavour n.
lezzet, tat
fond adj.
sevgili, düşkün
fool n.
aptal, salak
forbid v.
yasaklamak
forecast n., v.
tahmin, tahmin etmek
format n.
biçim, format
oluşum, biçim, yapı
formerly adv.
eskiden, daha önce
fortunate adj.
şanslı, talihli
forum n.
forum
fossil n.
fosil
temel, kuruluş
founder n.
kurucu
kesir, bölüm
parça, bölüm
çerçeve
fraud n.
dolandırıcılık
freely adv.
serbestçe, özgürce
frequent adj.
sık, sıkça olan
fulfil v.
yerine getirmek, tamamlamak
full-time adj./adv.
tam zamanlı
temelde, esasen
furious adj.
öfkeli, kızgın
gaming n.
oyun oynama, oyun sektörü
gay adj.
eşcinsel, neşeli
gender n.
cinsiyet
gene n.
gen
genetic adj.
genetik
genius n.
deha
genuine adj.
gerçek, samimi
genuinely adv.
gerçekten, samimi bir şekilde
gesture n.
jest, hareket
gig n.
konser, iş, geçici iş
küreselleşme
globe n.
küre, dünya
golden adj.
altın, değerli, mükemmel
iyilik, güzellik
gorgeous adj.
göz alıcı, muhteşem
vali, yönetici
graphic adj.
grafik, görsel
grafikler
greatly adv.
büyük ölçüde
sera
grocery n.
market, bakkal
kılavuz, rehber
habitat n.
yaşam alanı
harbour n.
liman, sığınak
merkez, genel merkez
heal v.
iyileşmek, tedavi etmek
sağlık hizmetleri
helmet n.
kask
hence adv.
bu nedenle, dolayısıyla
herb n.
bitki, ot
hidden adj.
gizli, saklı
highway n.
otoyol
hilarious adj.
gülünç, komik
hip n.
kalça, hip
tarihçi
homeless adj.
evsiz
honesty n.
dürüstlük
hook n.
kanca, ilgi çekme
hopefully adv.
umarım
hunger n.
açlık
hipotez
icon n.
simge, ikon
ID n.
kimlik
identical adj.
aynı, benzer
illüzyon, yanılsama
göç, göçmenlik
immune adj.
bağışık, dirençli
uygulamak, yerine getirmek
çıkarım, ima
teşvik, motive edici unsur
birleştirmek, dahil etmek
incorrect adj.
yanlış
bağımsızlık
index n.
dizin, indeks
gösterge, belirti
inevitable adj.
kaçınılmaz
inevitably adv.
kaçınılmaz bir şekilde
infer v.
çıkarım yapmak, sonuç çıkarmak
enflasyon
info n.
bilgi
altyapı
sakin, yerleşik
inherit v.
miras almak, devralmak
ink n.
mürekkep
yenilik, inovasyon
innovative adj.
yenilikçi
input n.
girdi, giriş
insert v.
eklemek, yerleştirmek
müfettiş
kurulum, tesis
instant adj.
anlık, hemen olan
instantly adv.
anında, hemen
bütünleştirmek, entegre etmek
entelektüel
etkileşimde bulunmak
etkileşim
yorum, açıklama
aralık, dönem
invade v.
istila etmek, saldırmak
işgal, saldırı
yatırımcı
isolate v.
yalnız bırakmak, izole etmek
isolated adj.
yalnız, izole
jail n., v.
hapishane, hapse; hapse atmak
jet n.
jet
joint adj., n.
ortak, eklem
gazetecilik
jury n.
jüri
kit n.
kit, takım
ladder n.
merdiven
landing n.
iniş
lane n.
şerit, yol
lately adv.
son zamanlarda
leaflet n.
broşür, el ilanı
legend n.
efsane, efsanevi kişi
lens n.
mercek, gözlük camı
ömür, yaşam süresi
aydınlatma
likewise adv.
aynı şekilde, benzer şekilde
sınırlama
literally adv.
tam anlamıyla, harfi harfine
literary adj.
edebi
litre n.
litre
litter n.
çöp, atık, yavru
logo n.
sembol, amblem
lottery n.
piyango
loyal adj.
sadık, bağlı
lyric n.
şarkı sözü
muhteşem, harika
make-up n.
makyaj, oluşturma, telafi
making n.
yapma, oluşturma
üretmek, imal etmek
üretim
maraton
margin n.
kenar, marj
marker n.
işaretleyici, kalem
martial adj.
savaşla ilgili, dövüş sanatlarıyla ilgili
mate n., v.
arkadaş, eş, eşleşmek
mayor n.
belediye başkanı
tamirci, mekanik
mechanical adj.
mekanik, makine ile ilgili
mekanizma
medal n.
madalya
ilaç, tedavi
üyelik
memorable adj.
unutulmaz
mecaz
miner n.
madenci
miserable adj.
sefil, perişan
mode n.
mod, tarz, biçim
modest adj.
mütevazı, alçakgönüllü
monster n.
canavar
monthly adj.
aylık
anıt
moreover adv.
üstelik, dahası
ipotek
mosque n.
camii
motion n.
hareket, devinim
motivation, teşvik
motivating adj.
motive edici, teşvik edici
myth n.
mit, efsane
naked adj.
çıplak, açık
nasty adj.
kötü, iğrenç, nahoş
navigasyon
nearby adj., adv.
yakın, civarda
zorunluluk, gereklilik
müzakere etmek, pazarlık yapmak
müzakere
neutral adj.
tarafsız, nötr
newly adv.
yeni, yeni olarak
norm n.
norm, standart
defter
romancı
nowadays adv.
günümüzde
nursing adj.
hemşirelik, bakım verme
beslenme
obesity n.
obezite
gözlemci
engel
meslek, iş, işgal
occupy v.
işgal etmek, meşgul etmek
suçlu, fail
ongoing adj.
devam eden
openly adv.
açıkça
opera n.
opera
işletmeci, operatör
optimistic adj.
iyimser
orkestra
organic adj.
organik
outfit n.
kıyafet, giysi
output n.
çıktı
olağanüstü, dikkat çekici
üstesinden gelmek, aşmak
overnight adv.
bir gecede, gece boyunca
overseas adv., adj.
deniz aşırı, yurt dışında
sahiplik
oxygen n.
oksijen
packet n.
paket
palm n.
avuç, palmiye
panic n.
panik
parade n.
geçit, tören
parallel adj., n.
paralel
katılım
ortaklık
part-time adj./adv.
yarı zamanlı
passionate adj.
tutkulu, hevesli
şifre
sabır
pause v., n.
duraklatmak, ara vermek; duraklama
peer n.
eş, akran
penalty n.
ceza, yaptırım
algılamak, kavramak
algı, kavrayış
kalıcı olarak
pill n.
hap
pity n.
acıma, merhamet
yerleştirme, konumlandırma
portion n.
parça, bölüm
potansiyel olarak
precede v.
önce gelmek, önünde olmak
precious adj.
değerli, kıymetli
precise adj.
kesin, tam, net
precisely adv.
tam olarak, kesin olarak
tahmin edilebilir
tercih, öncelik
pride n.
gurur, onur
primarily adv.
öncelikle, başlıca
principal adj.
ana, baş
prior adj.
önceki, öncelikli
olasılık
probable adj.
muhtemel
proceed v.
ilerlemek, devam etmek
programlama
ilerici, gelişen
yasaklamak
promising adj.
umut verici
terfi, tanıtım
prompt v.
teşvik etmek, harekete geçirmek
oran, orantı
protein n.
protein
protesto eden kişi
psikolojik
tanıtım, kamuoyuna duyurma
yayıncılık
punk n.
asi, isyankar, punk kültürü
purely adv.
tamamen, yalnızca
pursuit n.
peşinde olma, takip etme
puzzle n.
bulmaca, muamma
anket
racial adj.
ırksal
racism n.
ırkçılık
racist adj., n.
ırkçı
ışınım
rail n.
ray
random adj.
rastgele
rat n.
sıçan
rating n.
değerlendirme, puanlama
reasonably adv.
makul bir şekilde
rebuild v.
yeniden inşa etmek
alıcı
durgunluk, ekonomik duraklama
reckon v.
hesaplamak, tahmin etmek
tanıma, kabul etme
iyileşme, kurtarma
recruit v., n.
işe almak, yeni üye, asker almak
işe alım
referee n.
hakem
refugee n.
mülteci
kayıt, tescil
düzenlemek, kontrol etmek
güçlendirmek, pekiştirmek
relieve v.
rahatlatmak, hafifletmek
relieved adj.
rahatlamış, içi rahatlamış
remarkable adj.
dikkate değer, olağanüstü
remarkably adv.
olağanüstü bir şekilde
raporlama
resign v.
istifa etmek, bırakmak
karar, çözüm, azim
restore v.
yeniden yapmak, onarmak
kısıtlamak
kısıtlama
retail n.
perakende
emeklilik
revenue n.
gelir
gözden geçirme, revizyon
ridiculous adj.
saçma, gülünç
risky adj.
riskli
rival n., adj.
rakip
rob v.
soygun yapmak, çalmak
robbery n.
soygun
rocket n.
roket
romance n.
romantizm, aşk, romantik ilişki
rose n.
gül
roughly adv.
kabaca, yaklaşık olarak
ruin v., n.
yıkım, harabe, mahvetmek
memnuniyet
scandal n.
skandal
scare v., n.
korkutmak, korku
senaryo, durum
scholar n.
akademisyen, bilim insanı
burs, öğrenim yardımı
scratch v., n.
tırnak, çizmek, kaşımak
tarama, eleme
seeker n.
arama yapan, araştıran
seminar n.
seminer
settler n.
yerleşimci
severely adv.
şiddetle, ağır bir şekilde
sexy adj.
cazibeli, çekici
shaped adj.
şekil verilmiş, biçimlendirilmiş
shocking adj.
şok edici
shore n.
kıyı
kıtlık
shortly adv.
kısa bir süre içinde, yakında
short-term adj.
kısa vadeli
sibling n.
kardeş
imza
önem, anlam
skilled adj.
becerikli, yetenekli
skull n.
kafatası
slogan n.
slogan, motto
so-called adj.
sözde
somehow adv.
bir şekilde, bir biçimde
sometime adv.
bazen
sofistike, karmaşık
spare adj.
yedek, fazladan
uzmanlaşmak
specify v.
belirlemek, açıkça belirtmek
göz alıcı, muhteşem
seyirci
tahmin etmek, spekülasyon yapmak
tahmin, spekülasyon
spice n.
baharat, çeşni
spill v.
dökmek, saçmak
spite n.
kin, nefret
spoil v.
bozmak, mahvetmek, şımartmak
sözcü, temsilci
sözcü
sözcü, kadın sözcü
sponsorluk
sporting adj.
sporla ilgili, sporcu
stall n.
ahır, tezgah, durak
stance n.
durum, tutum
starve v.
aç kalmak, açlıktan ölmek
steadily adv.
istikrarlı bir şekilde
steam n.
buhar
uyarmak, teşvik etmek
güçlendirmek
strictly adv.
kesinlikle, katı bir şekilde
stroke n.
darbe, inme, vuruş
stunning adj.
şahane, etkileyici
subsequent adj.
sonraki, takip eden
sonrasında, daha sonra
suburb n.
şehir dışı, banliyö
acı, ıstırap
sufficient adj.
yeterli
yeterince
super adj.
harika, süper
surgeon n.
cerrah
hayatta kalma
hayatta kalan
suspend v.
askıya almak, durdurmak
sürdürülebilir
swallow v.
yutmak, yutkunmak
sempatik, anlayışlı
tackle v.
ele almak, mücadele etmek
tag n., v.
etiket, etiketlemek
tap v., n.
dokunmak, musluk, vurmak
teknolojik
teens n.
ergenlik dönemi, gençler
temple n.
tapınak, mabet
geçici olarak
eğilim
tension n.
gerilim, gerginlik
terminal, son durak
terms n.
şartlar, terimler
terribly adv.
korkunç bir şekilde, son derece
terrify v.
korkutmak
bölge, alan
terror n.
terör
terörizm
terörist
testing n.
test etme, deneme
ders kitabı
theft n.
hırsızlık
terapist
thesis n.
tez, sav
thorough adj.
tam, eksiksiz, detaylı
thoroughly adv.
tamamen, eksiksiz bir şekilde
thumb n.
başparmak
timing n.
zamanlama
tissue n.
doku, peçete
ton n.
ton, ağırlık birimi
tonne n.
ton, metrik ton
turnuva
trace v.
izlemek, iz bırakmak
trading n.
ticaret
tragedy n.
trajedi
tragic adj.
trajik
trait n.
özellik
iletmek, aktarmak
taşımacılık
trap v., n.
tuzağa düşürmek, tuzak
hazine
tribe n.
kabile
trigger v.
tetiklemek, harekete geçirmek
trillion number
trilyon
troop n.
bir grup asker, topluluk
tsunami n.
tsunami
ultimate adj.
nihai, son, en yüksek
kabul edilemez
belirsizlik
undergo v.
geçirmek, maruz kalmak
üstlenmek, üzerine almak
unfold v.
açmak, yaymak, gelişmek
talihsiz
unite v.
birleştirmek, birleşmek
unity n.
birlik, bütünlük
universal adj.
evrensel
urgent adj.
acil
usage n.
kullanım
useless adj.
işe yaramaz
valid adj.
geçerli, mantıklı
varyasyon, değişiklik
vertical adj.
dikey
bakış açısı
visa n.
vize
visible adj.
görünür, belirgin
voluntary adj.
gönüllü
voting n.
oy verme, seçim
wander v.
amaçsızca dolaşmak, gezinmek
warming n.
ısınma
weekly adj.
haftalık
weird adj.
garip, tuhaf
welfare n.
refah, sosyal yardım
wheat n.
buğday
whoever pron.
kim olursa olsun
widespread adj.
yaygın, geniş çapta
wisdom n.
bilgelik, hikmet
geri çekmek, para çekmek
iş gücü
çalışma yeri
atölye, seminer
worm n.
solucan
wrist n.
bilek